Murat Karlıdağ

Murat Karlıdağ

Çevirmen
8.2/10
1.280 Kişi
·
2.505
Okunma
·
0
Beğeni
·
90
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
416 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Çok büyük beklentiyle başladığım bir kitap oldu Sarai. Aynı zamanda katiller çetesi başlangıcım. Her yerde o kadar övüldü ki. Ben her övgüyü duyduğumda beklentim de bir tık daha arttı. Ama maalesef ki bu beklentinin altında kalan bir kitap oldu Sarai benim için.

Kitap kötü muydu kesinlikle hayır gayet iyiydi ama bu yüksek beklentiyi karşılayamadı. Herkes boşuna mi abartmış bunun hakkında bir şey söyleyemem. Çünkü elimdeki ilk kitabı. Ve tam anlamıyla bir giriş kitabı Sarai. Katiller çetesine bir giriş yapmış bulunuyorum umarım ikinci kitabı daha çok severim.

Victor'un zeki ve işini bilen bir karakter olmasi hoşuma gitti. Sarai de akıllıydı ama Victor kadar mı bilemiyorum. Victor'un ağzından okuduğumuz bölümlerin daha farklı olmasını beklerdim.

Niklas'ı da ayrıca çok sevdim kardeşi için yapabileceklerinin asla bir sınırı yok bu çok hoşuma gitti. Niklas ve Sarai'nin daha iyi anlaşmasını dilerdim ama böylesi de fena değil.

Kitabın redaksiyoncusu yok muydu merak konusu. Her iki üç sayfada bir yazım hatası vardı ki ben kitap okurken çok anlayamam hataları gözümden kaçıyor ya da ben düzeltiveriyorum zihnimde sanırım ama gerçekten çok vardı. Bu hiç hoşuma gitmeyen bir durumdu.

Başlarken beklentinizi yüksek tutmamanizi dilerim. O zaman daha iyi bir kitap olacaktır. Herkese iyi okumalar. :)
Serinin epeyce abartıldığını gördüğüm için Instagramda paylaştığım yorumu buraya da eklemek istedim.
***
Kitapla ilgili söylemek istediğim o kadar çok şey var ki nereden başlayacağımı bilmiyorum. Sarai, yarım bıraktığım birkaç kitaptan biri ve inanın ben kolay kolay bir kitabı yarım bırakmam.

Sarai 9 yıldır Javier isimli bir uyuşturucu tacirinin yanında yaşayan esas kızımızdır. Kendisi 50 m ileride olan şeyleri net görebilen, konuşmaları duyamasa bile vücut dili ile neler konuşulduğunu anlayabilen fantastik (?) bir karakterdir. Okurken Sarai'nin yeteneklerine inanamayacaksınız.

Yazar kendi yazdıklarını hiç okumamış olacak ki bir bölümde yazan ile diğeri alakasız çoğunlukla. Mesela Sarai başta hayatından nefret ediyor, çektiği zulümler yüzünden yıllardır kaçmayı planlıyor ve çok mutsuz. Oysa ilerleyen bölümlerde Javier'a hafiften sempati duyduğu, adamın gözdesi olduğu ve prensesler gibi yaşayıp bundan içten içe zevk aldığı da doğrudur.

Neyse, işte bu Sarai yıllardır gördüğü ilk Amerikalı evlerine geldiğinde kaçmaya karar verir. Adamın bir seri katil olduğunu bilmesine rağmen bakışlarından hemen ona yardım edeceğini anlamıştır. Bakışlarını ise mahsur kaldığı odadan, büyük bir mesafeden görmüştür ama yine de Sarai zihin okuma konusunda sıkıntı çekmemektedir. Aniden kaçmaya karar veren ve tesadüf ki yıllar önce plan yaptığını ve yıllar önce bir yere silah sakladığını iddia eden Sarai hazırlanıp en yakın dostuna gel birlikte kaçalım der. Kız kabul etmez o da kendi bilir diye düşünerek 9 yıldır mahsur kaldığı evden birkaç dakika içinde kimseye görünmeden çıkmayı başarır, katilin arabasına saklanır. Bundan sonra çelişkiler devam eder. Sarai'nin 10 bölüm kadar bahsini bile etmediği arkadaşı meğerse aklından hiç çıkmamıştır ve o kaçtı diye eziyete uğraması geri dönmeyi istemesine sebep olmaktadır. Katil ise kızımızı sebebini bilmediğimiz bir şekilde öldürmemiş ve yanında tutmaktadır.

Daha sonra ise Sarai'nin aslında bir nevi mecburi metres hayatı yaşadığı, Javier ile tatillere çıktığı, önemli insanları ziyaret ettiği de ortaya çıkar. Meksika'nın neresinde olduğunu bile bilmeyen kızımız defalarca uçakla yurt dışına çıkmıştır aslında ancak yetenekleri buralarda etkisiz kalmıştır. Ve yaptıkları tatillerde birçok Amerikalı ile tanışsa da hiçbirinin katil Victor gibi ona yardım etmeyeceğini bildiğinden onları saymamıştır.

Sarai'nin katil ve tacir için önemi uluslararası bir boyuta ulaşırken kızımız beni geri götür, arkadaşım benim yüzümden zulüm görecek, onu orada bırakamam diye zırlar. Katil de ona yardım etmeye karar verir ama kıza bunu söyleme gereği duymaz.

Katil, Javier ile bir bölge belirler ve takas için buluşurlar. Sarai'yi verecek ve arkadaşını alacaktır. Sarai durumdan rahatsız değildir, kaçtığı için pişmandır. Yıllardır planı en küçük detayına kadar düşünse de pişman olma ihtimali aklına gelmemiştir. Takas için buluştuklarında büyük bir çatışma olur ve ortalık karışır. Bu kısımdan sonrası tahammül sınırlarımı aştığı için ne yazık ki okuyamadım.

Kitaba niçin böyle bir yorum yaptım?

Çünkü ben hayatım boyunca böyle saçma bir şey okumadım. Eğer yazar kitabı kendi okumuş olsaydı düzeltirdi diye inanıyorum, tabii kör değil ise. Ve sadece bunlar değil yazım yanlışları da kitapta bolca mevcuttu. En azından son okuyan kişinin bunlara dikkat etmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu kitabı son okuyan ben olsaydım baştan yazılması için ciddi bir eleştiri yazardım. Demem o ki böyle övülen bir kitabın bu denli hayal kırıklığı yaşatması beni konuşmak zorunda bıraktı. Okurlar kitaba nasıl yaklaşıyor bilmem ama ufak tefek hataları görmezden gelsem de açıkça okurla dalga geçen bu kitabı tavsiye etmiyorum. Yazdığı ilk kitap olsa belki, ufacık bir tolerans olabilirdi ama o da yok.

Ayrıca kahraman anlatıcı kullanan ve bunu gerçekten beceremeyen kitaplara kızgınım. Yapamadığınız işe bulaşmayın. Kitap ilahi bakış açısı ile yazılsa hatalar bu kadar fazla olmayacaktı çünkü çoğu Sarai'nin inanılmaz yetenekleri yüzünden göze batıyor.

Ve son yıllarda moda haline gelen ama aslında yazarın başarısızlığı olarak gördüğüm duruma da birkaç lafım var. Kahraman anlatıcıda mesele, olayları bir kişinin gözünden anlatmak ama kurguyu tamamen verebilmektir. Başınız sıkıştıkça bir başka karakterin ağzından yazmak açıkça işi yapamadığınızın göstergesi benim için.

Son olarak kitapsever olduğunu iddia edip fanatik haline gelen kesimlere de bir şey söylemek istiyorum. Benim zihnim ve benim zevkim, istediğim kitabı sevme yahut sevmeme benim kararımdır. Demem o ki yorumum kimseye yönelik değildir, kişisel algılanmamasını rica ediyorum. Benim derdim tamamen kitapla ve şahsi görüşüm bu yönde. Sevenler vardır muhakkak seriyi, saygı duyuyorum ama ben sevmek zorunda değilim.
264 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Uzun zamandır bir kitap okurken bu kadar heyecanlanmamıştım. Heyecanlı, sürükleyici, akıcı ama bir roman değil. Kurgu dışı okumayı severim. Özellikle böyle alanımı ilgilendiren kitapları. Ama hiç birini böyle bir solukta adeta fantastik bir kitap serisinin içindeymiş gibi okumamıştım. Yazarı ilk olarak tebrik etmem gerektiğini hissettiğim nokta bu.
https://expectokitabum.blogspot.com/...en-thomson.html#more
416 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
İlk çıktığından beri merak ettiğim #Sarai yi sonunda okuyabildim. İrem Sun un büyük övgüleriyle merağım bayağı artmıştı ve Tüyap'tan iki kitabıda aldım.
Bütün meraklarıma değdi Harikaydı.
14 yaşından beri Javier'ın yanında esir olan Sarai artık normal bir hayatın nasıl olduğunu unutmuştu.
Ama hala içinde kurtuluş için bir umudu olan Sarai, Victor'u görmesiyle kurtuluş için tek şansının o olduğunu anlamıştı.
Tabi ki her şey Sarai'in düşündüğü ve planladığı gibi basit değildi.
#KatillerÇetesi Serisi ilk kitabıyla bile benim favori serilerime gireceğini kanıtladı.
Sayfalar su gibi aktı be çok kısa sürede bitirdim. 400 sayfalık bir kitap bana sanki fragmanı izlemişim ve her şey Yen'i başlıyor gibi...
Hemen #İzabel e başlamayı düşünüyorum ama malum sınavlar var belki bugün başlarım.
İzabel'i en kısa zamanda okumak istiyorum.
Eğer zaten ilk kitap kadar güzelse kesinlikle biter.
416 syf.
·2 günde·8/10
Sarai 14 yaşında annesi yüzünden rehin alınır ve uzun yıllar ispanyol bir adamın yanında kalır. Onun gibi orada kalan ve işkenceye uğrayan onca kız vardır. Bu adam Sarai'yle birlikte olmuş ve ona sapkınca kafayı takmıştır. Sarai her seferinde buradan kaçmaya çalışmış ama başarılı olamamıştır. Bir gün Javier'ı (ispanyol adamı) ziyaret eden genç bir amerikalı adam gelir. Sarai de amerikalıdır ve bu adamın, kaçmak için eline geçen bir fırsat olduğunu düşünüp harekete geçer.

Sarai, katiller çetesi serisinin ilk kitabı ve bu seri de benim çok sevdiğim bir seri. Sarai'yi okurken çok etkilenmiştim. Sarai'nin ve onca kızın yaşadıkları şeyleri bu dünyada gerçekten yaşayan insanlar var. Kitapta beni en çok bu etkiledi. Sarai'nin yaşadıkları diğerlerine göre biraz daha ağır çünkü kendisine Javier tarafından hiç şiddet uygulanmazken (çünkü sarai nedense Javier'in gözdesi) diğer kızlara yapılan şeyleri görüyor ve içi suçluluk hissiyle doluyor.

Victor'a bu kitapta gerçekten bayılmıştım ama seri ilerledikçe onun yerine Niklas geçmeye başladı. Bu arada serinin altı kitabını okudum ve şu an yedinci kitap elimde değil ve pdfsi yok diye ağlıyorum. Kitap ilerledikçe seriye yeni karakterler geliyor. Nora da bunlardan biri ve şu an serideki favori karakterim diyebilirim. Onun geçmişini anlatan bir kitabın da çıkmasını isterim, hem de çok.

Katiller çetesi serisine başlayacak olanlar mutlaka şunu bilsin. Kitapta bolca argo şiddet ve +18 unsur vs. var. Ve bazen rahatsız edebiliyor insanı bu durum. Bu da ön uyarı olsun. Keyifli okumalar :)

Seri sıralaması
1. Sarai
2. Izabel
3. Kuğu ve Çakal
4. Kötülük Tohumları (favorim)
5. Kara Kurt
6. Victor
7. Lydia
336 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
J. A. Redmerski Hanım ne yapıyorsunuz? Ben Katiller Çetesi'nin bir kitabını okurken kalpten gitsem ne olacak? Bunun hesabını kim verecek? Kitapta olaylar bir an bile durmuyor. Heyecan hiç bitmiyor. Yazar bir beş dakika durup nefes almanıza asla izin vermiyor. Mükemmellikte sınır tanımıyor.. Daha ne yapsın yani sorarım size.

Aslında birçok şey söylemek istesem de konuya hiç girmeyeceğim çünkü hak verirsiniz ki bir serinin 7. kitabından bahsediyoruz. Ne desem seri hakkında kritik bir bilgi olabilir. Sadece şunu söyleyeceğim her kitabını heyecanla okuduğum bu seride olaylar hiçbir zaman bitmiyor. Siz bitti, daha ne olabilir ki deseniz de yazar bitti demeden bitmiyor. Sorarım size bir okur bir kitapta kaç kere ters köşe yapılabilir? Yazar bu kitapta ters köşe nasıl yapılır adlı bir ders vermiş. Hem de kitap içinde değil ilk kitaplardan gelen bir ters köşe. Daha bir şey demem kitabı okuyun, görün.

Bu kitapla birlikte Birlik'in her üyesi kendi derdine düşüyor resmen. Hepsinin kendince uğraşması gereken sorunlar var. Tabi yine yazar hanımcım öyle bir yerde bitirmiş ki 8. kitabı nasıl bekleyeceğiz Allah bilir.

Kitap sonunda her şey en başa dönüyor gibi.. Yine Izabel yine yepyeni bir başlangıç. Bak bir şey söylemeyeceğim dedim yine bir sürü şey söyledim. Eğer ısrarla şu harika seriyi okumayan varsa beklemesin daha fazla lütfen Kendim için bir şey istemiyorum vallahi... Amaç siz bu güzelliklerden mahrum kalmayın.
400 syf.
·Beğendi·10/10
Kuğu ve Çakal - KİTAP YORUMU

"Benim güzel kuğum..
Kuratıcım ve felaketim..."

Hayatımda bu kadar beni etkileyen bir kitap gerçekten görmedim. Gerek olay örgüsü gerekse kurgu bakımından mükemmel bir kitaptı. Mara Dyer Serisinden daha mükemmel bir kitap bulamam demiştim ama bu kitap çıktı karşıma.

Bu kitap, Katiller Çetesinin 3. Kitabı ve serinin kitapları çıktıkça giderek çıta yükseliyor ve mükemmel bir hâl almaya başlıyor.

Fredrik Gustavsson ve Seraphina mükemmel bir çifttir birlikte dopdolu iki sene geçirdikten sonra Seraphina Fredrik'i terkedip kayıplara karışır. Bunun üzerine Fredrik 6 yıl boyunca Seraphina'yı arar ve tek bulduğu şey hafıza kaybı yaşayan Cassia adlı kızdan başkası değildir. Cassia'nın Seraphina'yla bağlantısını öğrenen Fredrik Cassia'yı bir yıl boyunca evinin bodrumunda tutar ve bu sırada Fredrik'in işleri karışır ve toparlamak bir yana işin içinden çıkılmaz bir hâl alır. Cassia hafızası geri geldiğinde neler söyler ? Fredrik'e doğru yolu gösteren Izabel ne gibi bir sonuca ulaşır ve en önemlisi Cassia ve Seraphina arasında nasıl bir bağlantı var ? Bu muhteşem kitabı okuyun ve okutturun ! 19 - 20. Bölümlerde affaladım ama sora sora ne olduğunu öğrendim. Bu kitapta hiçbir şeyden emin olmayın çünkü şoke edilecek durumlar var hayatımda bu kadar güzel bir aşkı Sonat'ta okumuştum şimdi ise bu kitap beni içine çekti. Fredrik Gustavsson'un yaşadıkları emin olun çok merak uyandırıcı.
352 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Kitabı yaklaşık iki günde okudum. J.A Redmerski ne yazsa okurum hemde terddüt bile etmeden. Katiller çetesi hayranları bu kitaba hemen yapışın. Yazarın diline bayılıyorum çok akıcı. Bu kitapta olaylar çok hızlı gelişti ve bu beni çok mutlu etti. Ama -ki bunu söylemek zorundayım- kitabı kısa buldum. Biraz daha uzun olabilirdi. Tadı damağımda kaldı. Ve kitabı aldıktan iki hafta sonra okumamın sebebi de ben Victor'un serinin son kitabı olduğunu sanıyordum ama şükürler olsun ki değilmiş buna o kadar sevindim ki. Hiç tereddüt etmeden kendinize bir Victor edinin! Pişman olmayacaksınız...
400 syf.
·10 günde·5/10
Öle bayıla okuduğum bir kitap değildi, hatta okurken içim sıkıldı. Belki de benim tarzım değildi ya da şuan ki ruh halim bu kitaba göre değildi bilmiyorum!!! Geçmişle gelecek arasında mekik dokuyan bir olay örgüsü...
Bitirdim kitabı .
352 syf.
·9/10
Victor ile Izabel birlikte tatile cikiyorlar. Garibim Izabel biraz olsun uzaklasip dinlencegini dusunurken, isin aslinn oyle olmadigini cok guzel bi sekilde ogreniyor. Oteki taraftan Victor bu tatil olayini Izabelden tum sakladiklarini aciklamak icin planliyor. Ama isler istedigi gibi gitmiyor. Ve her sey burdan sonra basliyor. Umarim diger kitaplar da hizli bi sekilde gelmeye baslar. Cunku bittigi yer baya merak ettryr adami. Guzel bi seri okudum. Cok fazla dusunmeyin. Okuyun okutun :)

Yazarın biyografisi

Adı:
Murat Karlıdağ

Yazar istatistikleri

  • 2.505 okur okudu.
  • 70 okur okuyor.
  • 1.412 okur okuyacak.
  • 46 okur yarım bıraktı.