Çoğu kehanet, belli bir şey üzerine odaklandığında kötülüğü haber verir çünkü tarih boyunca daima yeni dehşetler ortaya çıkmıştır, bunların birkaçı ortadan kalksa bile yerine yeni mutluluklar gelmez, mutluluk daima eskidir. Bu mutluluk için verilen mücadelenin yöntemleri değişir.
Günümüzde vaatler kısırlaşmıştır. Bu kısırlığı sadece komünizmin yenilmesine bağlamak basiretsizlik olur. Asıl mesele metanın, bir umut aracı olarak, geleceğin yerini almış olmasıdır. Bu umut, alıcıları için daimi bir kısırlık anlamına gelir ve insafsız bir ekonomik mantıkla küresel çoğunluğu dışarıda bırakır.
Güzelliği bir hile, bir katakulli, kozmetik bir yalan gibi görürlerdi. Bu kayıtsızlığı biraz olsun ifade eden terimlerden biri, iltifat olarak birine "ham elmas" denmesidir; yani kömür parçası gibi görünen bir cevher! Kendi kendilerine keşfettikleri Güzellik, direniş ve dayanışmayla yakından ilintili, görünmez bir şeydi.
Paramparça edilmemiş, fırtınalara göğüs germemiş, tel tel dağılmamış, büyük dikişler ve çirkin yara izleriyle, pek nahoş bir halde kendini tekrar bir araya getirmemiş insanlara tahammülüm yok. Ancak böyle olurlarsa bir parıltı görürüm. Ama dışı pırıl pırıl olan şu tipler, şu kıç sallayanlar, doğrusu onlardan hiç hoşlanmam. Hem de hiç.