İçsel gücümüzün sesinden ancak dış dünya ile bir buluşma gerçekleştiğinde emin oluyoruz. Bazen arzuladığımız bir şey pat diye önümüzde beliriyor, mutlu oluyor, kendimizi övüyoruz. Ancak basit bir çatışma belirdiğinde bu kez tüm dünyanın karşımıza geçtiğine ve olanca gücüyle bize saldırdığı fikrine kapılıyoruz. O zaman da suçu ya kadere atıyoruz ya da karşılaştığımız insanlara...Bize sorun yaratanlar için psikiyatride kullanılan tanılardan faydalanıyoruz, onları “normal” sınırından uzaklaştırıp bir patolojik sorunla tanımlıyoruz. Çünkü bilmek, tanımlamak ve sınıflandırmak her zaman rahatlatıcı geliyor, ne de olsa:”Psikiyatrik tanılar da kavrayamadığımız insan kalmasın diye vardır”