Omuz silkerek, "İnsanlara yardım etmek istiyordum herhalde," dedim. "O kadar."
Ki bu tamamıyla yalandı.
Tamam, tabii ki insanlara yardım etmek istiyordum. Ama o benim ikinci hedefimdi. Özellikle eğitimime ilk başladığım zamanlarda. Esas sebebim tamamen bencilceydi. Kendime yardım etme derdindeydim. Akıl sağlığı alanında çalışan çoğu kişi için de aynısının doğru olduğuna inanıyorum. Bu iş bizi çekiyor çünkü hasarlıyız; kendimizi iyileştirmek için psikoloji okuyoruz.
Bunu itiraf etmeye hazır olup olmadığımızsa başka bir soru.
Görmeye gözleri, duymaya kulakları olan, kendini hiçbir faninin tutamayacağına inandırabilir. İnsanın dudakları sessizse parmak uçlarıyla konuşur;
sözleri her gözeneğinden sızar.
-Sigmund Freud, Psikanalize Giriş Dersleri·Kitabı okudu
KindarVictoria Schwab (V.E. Schwab)
İnceleme SPOILER içermektedir. Yorumlar uyarı olmadan spoiler ile karışıktır.
Sanırım karışık duygular içerisindeyim. Vahşi kitabı "catch me if you can" ve kahraman-villain yüzleşmesini işleyen, daha basit ama odaklı yazılmış bir intikam kitabıydı. Sınırlı ama birbirinden renkli karakterleri, ilgi çekici güç sistemi ve gri tondaki havasıyla gayet keyifliydi ve çok da beğenmiştim. Yalan yok, Kindar' ı da beğendim ama... Bi ilk kitap değil. Sebeplerini kendimce açıklayayım.
Öncelikle Vahşi, kendi içerisinde bie konu açmış ve kitabın finalinde anlatacağı tüm hikayeyi anlatıp tatmin edici bir noktada bitirmişti. Okuyucuların aklında bir iki soru kalsa da eğer Vahşi tek kitap olsaydı yine okuyucuyu tatmin ederdi.
Kindar, ilk kitapta ucu açık bırakılan soruları alıp büyütmüş ve kitabın geneline yaymıştı. Üstüne yeni karakterler ekleyerek anlatıcı sayısını da arttırmış ve olay örgüsünü daha fazla karakterle genişletmişti. Kitabın 2/3' üne kadar her şey güzel ilerliyordu lakin... Tüm bu genişletilen konular ve eklenilen karakterler hiçbir yere varmadı. Sorun da aslında burada. Karakterlerden başlayayım.
Marchella, anlatıcı olarak gelen yeni karakterlerden birisiydi. Başlarda klişe bir dark romance kitabı okuyorum hissi bırakmıştı bende Marchella, hatta flashback sahnelerinde de bu hissi bana yine fazlasıyla yaşattı. Lakin kendisi bu zincirleri kıran, kadınların objeleştirilmesini eleştiren, erkek yönetimini eleştirip kendisi daha iyi bir yönetim vaadeden, girlboss imajlı bir karakter haline geldi. Geldi de, bu karakter kendi eleştirdiği her şeyi birebir yapan birisi oldu. Kendisi zekasını savundu ama zekasını hiçbir yerde düzgünce görmedik. Objeleştirilmekten nefret ediyordu ama kendisi erkekleri etkilemek için yine kendini obje haline getiriyordu bazı