Her sayfasında bana bir şeyler kattın Livaneli, seninle sohbet ediyormuşum gibi hissettirdin.
Bazı bilgilere çok şaşırdım, Leylim ley’in bestesi sana aitmiş, Nefesim Nefesine sözleri ve bestesi sana aitmiş. ( şu an bu notları yazarken fon müziğim de o)
Bazılarınaysa üzüldüm, Amadeus Mozart’ın çok genç yaşta öldüğünü bilmiyordum, 35 yaşında ölmüş ama onu öldüren şey Antonio Salier'in kıskançlığı olabilirmiş.Mozart'ı öylesine kıskanıyormuş ki bilim dünyasına Salieri kompleksi isimli bir rahatsızlık bile eklenmiş.
Hemingway’in intiharı mesela, ‘Hemingway hayatı boyunca şarbon, sıtma, cilt kanseri ve zatürree gibi birçok hastalıkla mücadele eder. İki uçak kazası atlatır. Diyabet, böbrek yırtılması, hepatit, dalak yırtılması, omurga kırığına rağmen yaşamaya devam eder. Önüne geçemediği tek şey kendisi olur. En sonunda, en sevdiği silahını eline alıp evinin antresine gider ve başına iki kurşun sıkar.’
Daha bir sürü şey, okumam gereken kitaplar, yazarlar konusunda da fikir verdin.
‘Trevanian’ mesela, kitaplığımda vardı. Ondan bahsetmişsin ve seni bitirir bitirmez onu aldım elime ‘Katya’nın Yazı’ gerçekten çok çok iyiydi elimden bırakamadım.
Erdal Öz’den de bahsettin ne zamandır erteliyordum onu da okudum sayende.
Ve daha bir sürü şey, iyi ki okumuşum..