“Çünkü o, başkalarının dua edişi gibi, kumarbazların kumar oynaması gibi, sarhoşların uyuşmuş halde boşluğa bakması gibi okurdu, öyle bir dokunaklı odaklanmayla okurdu ki o vakittir diğer insanların okuma şekli bana hep bayağı gelmiştir.”
Bu kapalı ve çok yağmurlu havada, yağmur sesinin yoğun, insan seslerininse neredeyse hiç duyulmadığı bir günde günümü güzelleştirdin Sahaf Mendel.
Kitapların arkalarında yer alan yazıları tam olarak bu yüzden kitabı bitirdikten sonra okuyorum çünkü kitabın tamamını anlatmış gizem kalmıyor. (=
Arkada yer alan özet;
“Viyana’nın edebiyat camiasında el üstünde tutulan Sahaf Mendel aksi ama aksi olduğu kadar da eşsiz hafızaya sahip biridir. Her gününü aynı kafenin aynı masasında oturarak, bilgeliğinden yararlanmak için gelen ziyaretçilerle konuşarak geçirir. Tek tutkusu ise saplantı derecesinde bağlı olduğu kitaplardır, onlarla alakalı değilse çevresinde ne olduğu umurunda değildir, yaklaşan savaş bile. Birinci Dünya Savaşı’nın gölgesinde Viyana’nın çehresi değişirken, Sahaf Mendel’in de hayatı “düşman” ile işbirliği yaptığı suçlamasıyla altüst olacaktır.“
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kadın yazarların neden daha az olduğu konusunda bana ışık oldun Virginia Woolf. Kadınlardan beklenti yüz yıllar önce de aynıymış çünkü, kadın erken yaşta evlenir, çocuk yapar büyütür, temizlik yapar, örgü örer, yemek yapar gibi gibi.. Yazma gibi ciddi işlere girişemez, girişirse eleştirilir, hor görülür, aptallıkla suçlanır, ciddiye alınmaz. Çoğu zaman yazmak için kendilerine ait bir odaları bile yoktur. (=
“Eş dövmek, erkeklere verilen bir haktı ve yalnızca alt tabaka tarafından değil üst tabaka tarafından da utanç duyulmadan uygulanmaktaydı… Ailesinin seçtiği beyefendi ile evlenmeyi reddeden kız çocukları eve kapatılmaya, dövülmeye ve odada oradan oraya fırlatılmaya mahkumdu. Halk ise tüm bunlara karşı hiçbir dehşet belirtisi göstermiyordu. Evlilik aşkın bir sonucu değil, özellikle ‘asil’ üst tabakada ailenin para hırsının sonucuydu… “
( Tüm bunların olduğu zamanlar 1470 yılı yakınları, yüz yıllar önce bile kadına davranışın aynı olması ürkütücü.)
Winchilsea Kontesi Anne Finch’in yazmış olduğu şiirin en sevdiğim kısmı:
Terbiye, moda, dans giyinmek ve oynamak; Arzulayacağımız hünerler bunlar olmalıymış.
Yazmak, okumak, düşünmek ya da sormak; Güzelliğimizi gölgeliyor, zamanımızı tüketiyormuş,
Altın çağımızda engelliyormuş zaferlerimizi.
Bir kölelik yuvasının sıkıcı işlerini,
En yüce sanatımız ve faydamız sanır birileri.
Futbolla alakalı söylediklerin hala aynı Sevgili Woolf (=
“Çoğunlukla kadınların değerleri karşı cins tarafından ortaya çıkarılan değerlerden farklıdır; doğal olarak böyledir bu. Geçerli olan eril değerlerdir. Basitçe anlatmak gerekirse futbol ve spor ‘önemli’ iken moda’ya hayran olmak, alışveriş yapmak ‘önemsizdir.’ “