Eğer kişi erkekse bile beyninin kadın tarafı hala bir etkiye sahip olmalıydı; bir kadının da içerisindeki erkekle etkileşimi olmalıydı. Büyük bir zihnin çift cinsiyetli olduğunu söylerken belki de bunu kastetmişti Coleridge.
Hiç tahmin etmediğim, ters köşe olduğum, şaşırdığım ve etkilendiğim bir son oldu. (=
Arkadaki özet;
Irene Wagner  sekiz yılı devirdiği  evliliğinde  bir eş ve anne olarak  mutlu olsa da rahatlık içinde  geçirdiği burjuva hayatı   kendisine öngörülebilir ve sıkıcı gelmektedir. Tanıştığı genç bir piyanist ise  ona yaşadığını yeniden hissettirir  ve günlerini renk katar.
 Fakat tüm renkler  sevgilisinin eski metresiyle  karşılaştığında solar,  ona sürekli şantaj yaparak  sırrını kocasına söylemekle  tehtit eden bu kadın yüzünden Irene  çok geçmeden  acı verici bir  korkunun  pençesine düşecektir.