Merhabalar Efendim.
Sizlere daha önce benzerini okumadığım bir kurgu olan Yansıması Olmayan Kız kitabı ile geldim.
Veliaht prensle evlenmesi için seçilen genç bir kız, kocasıyla tanışmak için İmparatorluk Sarayı'na gitmek zorundadır ancak imparatorluk ailesinin yüzyıllardır sakladığı karanlık gerçeği keşfettiğinde dünyası altüst olur.
Prenses Ying Yue bir zamanlar aşka inanan bir genç kızdır. Veliaht prensle evlenmeye karar verdiğinde, Ying’in masalsı evlilik hayalleri hızla suya düşer. Eşi, Ying’i odasına kapatacak kadar soğuk ve kayıtsız biridir. Daha da kötü olan, geçmişte gizemli bir şekilde ortadan kaybolan diğer yedi imparatorluk gelini hakkında dönen söylentilerdir.
Odasında hapsolan Ying, aynada garip şeyler görmeye başlar. Farkında olmadan açtığı gizli kapı aracılığıyla bir ayna dünyasına çekilir.
Bu âlemde, gerçek hayattaki herkesin bire bir yansıması vardır. Gerçek dünyadaki benzerinin aksine, aynadaki kocası yani ayna prens, nazik ve şefkatlidir. Ying çok geçmeden ona âşık olur, her zaman hayalini kurduğu türden bir aşktır bu.
Ancak bu yeni dünyanın bir de karanlık bir yüzü vardır. Ve Ying iki dünya arasındaki karanlık sırları keşfetmek zorunda kalacaktır.
Kitaba başlamadan önce konusu çokça ilgimi çekmişti. Ve okumaya başladığımda elimden bırakamadım desem yeridir. Çin kültürünün ve mitolojisinin olduğu bir kitaptı. İstenmeyen bir evlilik için saraya giden kızımız Ying, aynalarda kendi yansımasını farklı şekillerde görüp korkuyor ve düğün akşamı kocası onu odaya kapatıyor ve odadaki aynadan bir el uzanıp Ying'i aynanın içine çekiyor. Ve bir anlaşma yapıp aynadaki yansıması ile yer değiştiriyor. Aşk üçgeninin baskın olduğu bir kitaptı. Aslında iki erkek karakter de aynı kişi ama birisi yansıma işte. Ying'in iki karakter arasındaki kararsızlığı