Merhabalar Efendim
Sizlere Aşk serimin 2. ve mükemmel ötesi olan kitabının yorumu ile geldim.
Yancılığını kutlamak için düzenlenen davette Kunter'in içkisinden aldığı yudumla zehirlenen Yekta ile siyah bölgede işler beklenmedik şekilde değişir. Kimin dost, kimin düşman olduğu belli olmayan bir ortamda Yekta ve Kunter için işler zorlaşacaktır. Ama bu onların içlerindeki duyguları gizlemelerine mani olmayacak ve Yekta Kunter'in yaralarına deva olmaya devam ederken, Kunter de Yekta'yı canı pahasına koruyacaktır.
MÜKEMMEL ÖTESİ BİR KİTAPTI!!!
Elimden düşürmeden, soluk soluğa ve bitmesin diye yavaş yavaş okudum! Çok çok iyiydi!! Öncelikle Kunter diyerek başlamak istiyorum.. Sen nasıl bir karakterdin yaaa. Her cümlenin altını çizdim, her cümlenin! O kadar bağlıydı ki Yekta'ya. O kadar her şeyiydi ki onun.. gitmesin, kendisini adada kimsesiz bırakmasın diye yalvardı adeta! Eriyip bittim!! Yekta da aynı şekilde o kadar güzel cevap verdi ki Kunter'in sevgisine. Bir tek o anladı Kunteri, bir tek o dinledi. Kendisine sığınan adamı sarıp sarmaladı ve kimseye de tek kelime ettirmedi. Uzun zamandır böylesine derinden içime işleyen bir çift okumamıştım. İlk kitap birbirlerini tanımaya odaklı olduğu için duygular bu kitaptaki gibi ağırlıklı değildi. Kunter yine mükemmeldi ama bu kitaptaki gibi değil!! Adam resmen ultra açtı yaa. Dedim ki bu kadar sevemezsin birisini. Hem Kunter için hem de Yekta için. Kunter bir Yektanın yanında kendisi gibi oldu, Yekta da sadece Kunter'in yanında güvende hissetti. Ne kadar anlatırsam anlatayım bu çift için az olur.
Çook Mükemmellerdii!
Diğer yandan kitap daha karmaşık bir hal oluyor diyebiliriz. Dost sandıklarımız düşman, düşman sandıklarımız dost çıkıyor. Yekta adadan gitmek üzereyken olan şeyler aslında doğru bilinen şeylerin yalan çıkmasını