"...Belki de kitaplar, insanların yaptığı büyünün garip bir şekliydi. Yoksa bir hikaye nasıl bu kadar tatmin edici ancak aynı zamanda bir o kadar kahredici hissettirebilirdi ki?"
Merhabalar Efendim
Sizlere 3 gündür elimden düşüremediğim bir kitap ile geldim.
Gecenin Işığı konusu itibari ile ilk defa okuduğum bir türdü. Daha önce 2 tane uzaylı & insan kurgusu okumuştum ama bu onlar gibi değildi. Bu kitap hakkında gördüğüm editlerde 'Güzel Ve Çirkin' uyarlamasını olduğunu söyledikleri için hevesle başlamıştım ama pek öyle çıkmadı. O yüzden bir tık hayal kırıklığına uğradım diyebiliriz ama ben yine de kurguyu çok beğendim.
Konusundan bahsetmek gerekirse;
Çeşitli ırkların yaşadığı bir dünyada insan ve kai ırkının arasındaki ittifakı güçlendirmek için bir evlilik yapılmasına karar verilir. İnsan krallığının kraliçesinin yeğeni olan İldiko ve Kai krallığının tahtının önemsiz ve ikinci varisi olan Brishen arasında bir evlilik yapılır. Ildiko insanlar arasında 'çok güzel' diye nitelendirilen bir kız. Aynı şekilde Brishen de kendi halkı olan Kai'ler içinde 'yakışıklı' diye adlandırılan bir karakter. Ama çiftimiz ilk görüşte birbirlerini çok çirkin buluyorlar. Brishen bütün Kai'ler gibi mavi-gri tenli, göz bebeği olmayan beyaz bir ışığın kapladığı bir göz, ve pençeli tırnaklara sahip. İkisi de dış görünüşlerinen dolayı birbirlerini ile dalga geçseler de bu durum kitap ilerledikçe güzel yerlere bağlandı.
Ben ilk başlarda 'Anlaşmalı evlilik' kitaplarında olduğu gibi düşmandan aşka durumunu beklerken bu kitapta durumlar farklı gelişti. Birbirlerini gördükleri andan itibaren çiftimiz o kadar iyi anlaştılar kii. Arkadaşlıklarının aşka dönüşmesini okumak gerçekten çok keyif vericiydi. Bütün diyalogları, birbirleriyle dalga geçip yaptıkları şakaları, samimiyetlerini falan çok sevdim.
Sadece biraz daha çift sahnelerine ağırlık verilebilirdi. Kitabın ilk 150 sayfası çok güzel aktı. Aksiyon azdı ve yavaş ilerlerliyordu kitap.Tek bulduğum kusur buydu. Ve bir
Gecenin IşığıGrace Draven · Ren Kitap · 2024158 okunma
Merhabalar Efendim
Size yeni bitirdiğim küçük kasaba konulu bir kitapla geldim.
Kısaca konusundan bahsetmek gerekirse;
Başrol kızımız Everly'in ailesinin garip inançları var. Ve bu inançları doğrultusunda Everly'nin babası kendinden birkaç yaş küçük bir kızı kaçırıp evlerinin çatı katına kapatıyor. Everly de o kızın bağrışları ve yardım isteme seslerine daha fazla dayanamıyor ve onu kurtarmak için daha 11 yaşındayken evden gizlice kaçarak ata biniyor ve oturduğu kasabadan şehir merkezine gidiyor. Orada polis merkezini buluyor ve babasını şikayet ediyor. Bunun üzerine kızları kayıp olan aile telaşla polis merkezine geldiğinde başrol karaklerlerimizin küçüklükten karşılaşmaları gerçekleşiyor. Başrol erkeğimiz de kaçırılan kızın abisi.
Bu olaydan sonra araya yıllar giriyor ve Everly annesin kendine bıraktığı mektup ile terk ettiği kasabaya geri döndüğünde kurtardığı kızın abisi olan Polis Şerifi onu kasabada istemediğini söylüyor. Ve bu şekilde çiftimiz arasında nefretten doğan bir aşk hikayesi başlıyor.
Yorumuma gelecek olursak;
Kitap beni ilk sayfalarından kendine bağladı. Yazım dili gayet akıcı ve güzeldi. Everly'nin yaşadığı onca zorluğa rağmen yıkılmaması, her daim hüznünü içine gömerek ayakta kalmaya çabalaması çok güzeldi. Yıllar sonra terk ettiği yere döndüğünde bile kimsesizken ve döndüğü yerde istenmemesine rağmen hiç pes etmeyerek kendine yeni bir hayat kurmaya çalıştı. Hele kitabın bir kısmında yalnızlıktan evindeki sincapla konuştuğu sahnede gerçekten gözlerim doldu.
Hayes ilk zamanlarda bir pislik gibi davransa da zaman geçtikçe Everly'nin içindeki o saf ve yalnız kızı gördükçe o da kendini ona çekilirken ve yaptıklarına pişman olurken buldu. Aslında Hayes'in ona kötü davranmasının sebebi ona karşı beslediği kötülük değil de onu gördükçe eski anıların