Mepria

Mepria
İnstagram & Tiktok : mepriabooks
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2024 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2024 13:16
Merhabalar Size çok çok çok sevdiğim bir kitapla geldim Ben yazarın bütün kitaplarını okumuş biriyim ve bu kitabına da tek kelimeyle BA-YIL-DIM! O kadar naif o kadar iç ısıtan bir kitaptı ki hangi ara bitti gerçekten hiç anlamadım. Bayadır böyle bir kitap okumaya ihtiyacım varmış onu anladım. Kitabın konusuna gelirsek Başrol kızımız Eslem Sabrina, baskıcı ve kontrolcü Bakan bir babanın kızı. Küçükken annesin kendisini terk etmesi üzerine ne kadar konfor içinde de olsa zor bir hayat yaşıyor. Aynı zamanda kızımız bir Kalp Hastası. Koşması, aşırı heyecanlanması ve stres yapmaması gerekiyor. Ama kızımız bunları göz önünde bulundurmadan hayat dolu yaşantısına devam ediyor. Aslında bir nevi neşeli maskesi takıyor diyebiliriz. Başrol erkeğimiz Enes (namı diğer Çikolata Doktor) ise başarılı bir Kalp Cerrahı. Geçmişte yaşadığı olaylar neticesinde yaralı bir karakterimiz. İnsanların kalplerini iyileştiren ama kendi kalbini tedavi edemeyen biri. Aynı zamanda muhafazakar bir şekilde yetişmiş. Olaylar başrol kızımızın bir kriz esnasında yaralanması ve başrol erkeğimizin onu tedavi etmesi ile başlıyor. O günden sonra kızımız başrol erkeğin dikkatini çekmek için onun etrafında dolanmaya başlıyor ve hiçbir zaman da peşinden ayrılmıyor. İkisinin de farkli yaşantılara sahip olması işleri daha da zora sokuyor. Ama umut her zaman ağır basıyor. 'Bu birbirlerine iyi gelen iki kalbin hikayesi.' "Sana verdiğim şu adrese gidersen eğer, hastalığın için kesin bir çözüm bulursun." Genç kız kirpiklerini kırpıştırdı. Heyecanla elini kâğıda attı. Kâğıtta koca harflerle "Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları" yazısını gördüğü an yüzünü ekşitti. "Komik olduğunu mu sanıyorsun?" Genç adam yine ona bakmadan ve bacağındaki yarayı dikkatle dikerken, sıkıntıyla iç çekti. "Hayır, sabırlı olduğumu
Kalbim EllerindeŞeyma Demir · Dokuz Yayınları · 2023242 okunma
Reklam

Mepria

, bir kitap okudu
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
3 günde okudu
·
2024 12. kitabı
Şeyma Demir
8.6/10 · 242 okunma
"Yaptım," diye fısıldadı kız hıçkırıkları eşliğinde. Yüzünü omzuna sürerek yaşını sildi ve gülümseyerek çorbasına baktı. "Becerdim, bak! Pişirdim." Enes biri ona balyozla vurmuş gibi sarsıldı. Ne diyeceğini bile mez bir halde onun gülümseyen yüzüne ve çorbaya baktı. Diyebileceği en iyi şeyi söyledi: "Çorban ... Enfes kokuyor." İşe yaramıştı. Eslem ona dönmüş ve ışıltılı tebessümünü sunmuştu. İnci gibi yaşlan yanaklarında kurumaya terk edilmişti. Başına, muhtemelen çorbanın içine saçları düşmesin diye, örtüyü andıran bir fular takmıştı. Güzeldi. O kadar güzel ve kırılgandı ki, Enes'in kalbine ağrılar giriyordu. "Geçekten mi?" diye sordu çocuksu bir heyecanla ellerini çır parak. Havada bir kere zıpladı ve tekrarladı. "Gerçekten güzel mi kokuyor?" Enes kıvrılan dudaklarına engel olamadı. Çok güzel gülüyordu bu kız. Işıldıyordu: Yanakları çöküyor, sevilesi bir kız çocuğunu andırıyordu. Saçından bir perçem gözünün üzerinde dans ettiğinde Enes daha ne yaptığını bilemeden ona uzandı. Yumuşacık perçemi kulağının arkasına attı. Aralarında patlak veren o boğucu hava yeniden gelmişti ve kız da hissetmiş gibi susmuştu. Şaşkın gözlerini Enes' e dikmiş, nefes nefese ona bakıyordu. Enes elini oradan çekemedi. İçi kavrulsa da yapamadı bunu. Kulağını ve eşarptan artakalan saçlarını okşadı. Elleri bu yeni hissi benimsedi. Yutkundu ve gözlerini yumdu. Gözlerini yumarsa eğer, belki de dayanabilirdi ona dokunmaya. Biraz yaklaştı. Ve biraz daha ... Beyninde bir ses, "Ne yapıyor sun, dur! O hasta!" diye bağırsa da, dinlemedi, dinleyemedi. Günlerdir delicesine istediği gibi burnunu saçlarına yaklaştırdı. Birkaç metre öteden duyulan limon kokusunu daha yakından, çok dahayakından içine çekti. Burnunu dayadı o sarı bukleleri gizlemeye çalışan fulara. Ve ciğerlerine çekti. "Enfes kokuyor ..."
7/10
·376 syf.··
2024 3. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 05 Ağustos 2024 14:04
"Sana ihtiyacım olduğunu nereden anladın?" diye fısıldadı bitkin bir ses tonuyla.Ambrose, "Çünkü benim sana ihtiyacım vardı," dedi hiç saklamaya gerek görmeden. Acıdan sesi boğuklaşmıştı.Fern kalkıp oturdu. Ambrose, dizlerinin üzerine çökerken onu kollarıyla sarıp kendisine çekti. Fern ufacıktı, Ambrose ise şaşırtıcı biçimde iri; onu kucaklayıp bağrına bastı. Fern, kaybolmuş, sonra bulunmuş ve en sevdiği kişiye kavuşmuş küçük bir çocuk gibi kollarını boynuna dolayarak ve kucağına gömülerek ona sığındı. Konusu; Ambrose Young okulun en çekici çocuğu ve kasabanın yıldız güreşçisiydi. Uzun boylu ve yapılı bir vücudu, omuzlarına değen saçları ve yakıcı gözleriyle aşk romanlarının kapaklarını süsleyebilecek kadar yakışıklıydı. Fern Taylor bunun farkındaydı ve Ambrose Young'a âşıktı. Belki de bu kadar yakışıklı olduğu için Fern asla onunla birlikte olabileceğini düşünmemişti. Ta ki her şey tersyüz olana ve Ambrose'un eski yakışıklılığından eser kalmayana dek.Tersyüz, beş genç adamın küçük bir kasabadan kalkıp savaşa gidişinin ve içlerinden sadece birinin geri dönüşünün hikâyesi.Hayatı, benliği, güzelliği kaybetmenin hikâyesi.Bir kızın, yıkılmış bir çocuğa; yaralı bir savaşçının sıradan bir kıza olan aşkının hikâyesi.Kalp kırıklığının üstesinden gelen bir arkadaşlığın ve bilinen kalıpların dışına çıkan bir kahramanın hikâyesi.Tersyüz, hepimizin içinde biraz iyiliğin biraz da kötülüğün olduğunu keşfettiğimiz modern çağın Güzel ve Çirkin'i... Yorum; Merhaba. Size iki gündür elimden bırakmadığım bir kitap ile geldim. Bu kitap benim için basit bir romandan ibaret değildi. Verdiği mesajlar ve olaylar beni çok etkiledi. Kitaptaki tüm karakterleri çok sevdim. Hepsinin yeri bende tamamen farklı olacak. Kitap iç güzelliğin dış güzellikten daha önemli olduğuna vurgu yapıyor ama
TersyüzAmy Harmon · Yabancı Yayınları · 20172,507 okunma
7/10
·544 syf.··
2024 9. kitabı
"Asil, sen yine ne yapıyorsun?" Hafız'ın baktığı yere dönünce güldüm. Asil elindeki battaniyeyle uyuyan Doğa'nın üstünü örtüyordu. "Üstü açık uyumuş, hasta mı olsun?” derken çok tatlı görünüyordu. "O bir fâni, üşürse hasta olur." Gediz'in sinirleri bozulmuş gibi güldü. "Seni istemeyen bir kadına olan bu ısrarını anlamıyorum. Sadece senden korkmuyor, aynı zamanda senden nefret ediyor." Asil uyuyan Doğa'yı izlerken içtenlikle gülümsedi. "Ben onu seviyorsam bundan ona ne? İstediği kadar benden nefret edebilir ama onu sevmeme karışamaz." Doğa'ya bakarken içi titremiş gibi iç çekti. "Onu sevmek için onun iznine ihtiyacım yok. Bu, kalbim ve benim aramda." Konusu; Elzem, bir çarşamba gecesinde korkunç bir ritüele kurban edildiğinde gözlerini bambaşka bir dünyada açar. Orta Çağ'ın korkunç hiyerarşisinin içinde hapsolmuşken eve dönmek hiç de mümkün görünmemektedir. Kendi dünyasında bir konağın saygın bir hanımı ve başarılı bir öğretmenken Ölümsüzler'in dünyasındakı rolü bir akademide hizmetçi olmaktır. Sınıf farkının acımasız gerçekleriyle yüzleştiğinde sadece onlar hakkında değil, kendi hakkında da birçok gizemi çözmeye başlar. En alt sınıfa düşmüşken ya tüm basamakları tek tek çıkacak ya da düştüğü yerde kalacaktır. Yorum; Merhaba bu sayfada ilk defa bir kitaba yorum yapacağım. O yüzden biraz heyecanlandım. Maral Atmaca'nın tüm kitaplarını okuyup beğenmiş biri olarak söylemeliyim ki bu kitabı da muhteşemdi. 'Türk yazarlar fantastik yazamaz" tezini çok güzel çürüten bir kitaptı. Kitapta dört kız karakterimiz var ve yazar hepsini sanki başrolmüş gibi detaylı ve ayrıntılı yazmıştı. Bunu ben çok sevdim. Bu dört kızımız da karakter ve kişilik olarak birbirlerinden çok farklı olmasına rağmen güzel bir grup hali içersindeydiler. Kitaptaki asıl başrol olan kızımız Elzem sivri dili
Medusa'nın Ölü Kumları 1Maral Atmaca · Ephesus Yayınları · 02,040 okunma
Reklam