Peki dünyanın en büyük yalanı ne?" diye sordu delikanlı, şaşkınlık içinde.
"Ne mi? Hayatımızın belli bir ânında, yaşamımızın denetimini elimizden kaçırırız ve bunun sonucu olarak hayatımızın denetimi yazgının eline geçer. Dünyanın en büyük yalanı budur."
Biz insanlar neden bu kadar ön yargılıyız? Neden çok kolaymış gibi birisine bir kötü söz yapıştırıp kenara çekiliyoruz? Neden onu anlamaya çalışmıyoruz? Bir yerde şöyle güzel bir söz okumuştum: 'İnsan dedikleri mahluku, anlaşılması ve hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerden biri zannediyoruz.' Halbuki biz değil miyiz bir kıyafet seçerken, bir yemeği tadarken yorum yapmaktan kaçan ve korkan?
Yöneticiler ne olursa olsun, iyi ya da kötü, kahraman ya da zalim her zaman halklarının bir yansımasıdır. Bunlar halkın ruhunun bir kopyası, kitlelerin üretimidir. Halk nasılsa onlar da öyledir. Bu nedenle uzun zaman önce her ulusun hak ettiği hükümete ve yöneticilere sahip olduğu söylenmiştir.