Nupelda

Nupelda
@Meral07
İletilerim bana aittir (𝖣𝗎𝗒𝗀𝗎𝗅𝖺𝗋ı 𝖪𝗈𝗇𝗎𝗌̧𝗆𝖺𝗄..)
Yıllar önce bir yerde okumuş ve çok etkilenmiştim.
Bazı soruları sırf karşımızdaki yalan söylesin diye soruyoruz; "nasılsın" sorusu bunların en başında geliyor. Kimse kimsenin "nasıl" olduğunu merak etmiyor, sadece bir sonraki aşamaya, bir sonraki durağa, bir sonraki bölüme geçmek için sorulan bir soru artık bu. Birbirimizi değil, kendi bildiğimizi dinliyoruz artık. Kimsenin kimseye anlatacak yeni bir şeyi yok. Her şey anlatıldı, yaşandı ve hiçbir şeye hayret etmiyoruz. Her şey yaşandı ve hepimiz oradaydık. "Kim bilir nerelerden düştüm / Nerelerim kanadı hiç anlamadılar" demişti Ülkü Tamer, Çünkü Çarsılarda Geçtim şiirinde. Nerelerden düştüğümüzü, nerelerimizin kanadığını merak eden birileri yok artık; hatta düşen, kanayan ve bir yerleri acıyan bile "düştüğü yeri" önemsemiyor, bu düşüşün onda neler değiştirdiğini düşünmüyor. Her şey aynı kalmış gibi, her şey olması gerektiği gibi davranıyor. Aslında hepimiz bir yerlerden düştük, bir yerlerimiz kanadı. Sadece anlatmak için o gerçek ve içten sorunun sorulmasını bekliyoruz. "Nasılsın?"
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Vicdan ve öz
İnsandaki çocuk vicdanı, tohumdaki öz gibidir. Ve o öz olmadan tohum filizlenmez, gelişmez. Yeryüzünde bizi neler beklerse beklesin, insanoğlu doğdukça ve öldükçe, insanoğlu yaşadıkça, hak ve doğruluk denen şey de var olacaktır.
Sayfa 162·Kitabı okudu
İnsan aslında karmaşık bir varlık değil. Çoğunluğu zamanın büyük bir bölümünü yaşamak için kullanıyor, geriye kalanı ise, özgür oldukları küçük zaman diliminden öyle korkuyor ki, ondan kurtulmanın her türlü yolunu deniyor. İşte insanın değişmez yazgısı!
Sayfa 7
Duyguları konuşmak
​"Hayatım eksiklerle dolu. O eksiklikleri tamamlamaya çalışırken ben eksiliyorum sanki."