Bir gece uçmaktan vazgeçtim.
Kanatlarımdan asıldım çünkü, yaşamak kıskacında.
Hayat prangalar sundu bana
Paslı prangalar sundu
Kaç tüy kesti boğazımı
Kim bilir kaç ses boğdu beni sana koşarken
Kaç kez çelmesine uğradım
O, şu, bu sokakta ses tellerinin
Birkaç hatalı sözcük birkaç hasta harf
Kaşlarını çattı sana uçerken.
Her sabah damlardı yelkovan zerreleri yüreğime
Kanatlarımdan asılmış olsam da
Cesur ayaklarım vardı
Kaybettiğin zerreleri bulmak bu kadar zor
Bu kadar alengirli olmamalıydı
Her biten yeni harf kaşlarını çatmasaydı
Birkaç kelime daha sığdıracaktım gökyüzüne
Fakat bu kez ayaklarımdan asıldım
Ne senin gözlerin yetebilirdi artık
Ne benim yüreğim yetebilirdi bu öyküyü bitirmeye.
Yağmuru bekleyedursa da mavi
Bizim göğümüz karaydı artık
Hiç delinmemiş bir gök olmalıydı mesela.
Hiç söylenmemiş şarkılar
Senfonilerce ırak yollar
Gitmeliydi.
Ama bana yolunmuş göğün bulutları sırt vermedi
Uçtum uçuşum yağmura
Gerçek nedir?
Gerçeği nasıl tanımlarsın? Eğer sadece hissedebildiğin koklayabişdiğin, tadını alabildiğin ve görebildiğin şeylerden bahsediyorsan o zaman gerçek, sadece beynin tarafından yorumlanan basit elektriksel sinyallerdir.
[Morpheus, Matrix]