Savruluyorum hiç görmediğim, ayak basmadığım topraklara.
Yüreğimin en kilit noktasında bir acı göğüs kafesime dek uzanıyor.
Ne zaman geçecek, ne zaman dinecek diye bekliyorum.
Oysa her şey yeni başlıyor
Sanki kurallarını bilmediğim bir oyundayım
Her seviyesi ayrı can yakıyor
Bana kendimi tanıma fırsatı veriyor
Ama aynı zamanda beni kendimden uzaklaştırıyor
Çünkü oyun bana beni anlatıyor
Kendim olan her şeyin insanları benden uzaklaştırdığını gösteriyor.
Sonra bir seviye atlıyorum
Bir kalem var artık oyunda.
Koskocaman surlarım, kaleme hiç kimseye geçit vermeyen askerlerim var.
Duygusuz ve hissizim, artık daha da çatık kaşlarım.
Herkese eşit ve mesafeli, kalemde yalnız hüküm sürmekteyim.
Bu acı yalnız kalmaktan değil, hislerimi zincirleyip, onları kendimden bile uzak tutmak zorunda olduğumu kabullenemeyişimden
Daha dün coşkulu biriyken bir anda nasıl etrafıma surlar örer oldum.
01.11.2020