Alexandre Dumas’ın küçük lale soğanlarının arasına sıkıştırdığı bir aşk hikayesini anlatıyor kitap. Cornelius Van Baerle ile Rosa’nın dönemin siyasi gelişmeleri nedeniyle yollarını kesişir ve bir lale soğanı bahanesiyle aralarında duygusal bir birliktelik yaşanır. Soğuk ve kasvetli 17.yy zindanlarında tanışan bu ikili giderek birbirlerine aşık olurlar.
Aslında biraz Türk Filmi gibi, tutkular ve duygular ön planda. Hırs duygusunun insana pek çok fenalıklar yaptıracağını kitabı okurken anlayacaksınız. Gayet akıcı ve anlaşılır hatta birazda basit bir kitap. Klasik okumak isteyip de nereden başlayacağını bilmeyenler, yorucu olmayan bir klasik arayanlar için biçilmiş kaftan.