Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
14 yaşında Fransa sarayına gelin olduğunda, kişiliğindeki o kayıtsızlığın ve rahatlığın zirve yapacağı, sonrasında çalkantılı ve büyük acılarla yoğrulacak yıllarada adımını atmış oldu Marie. Evliliğinin siyasi olması bir yana kocası veliaht prensin yani geleceğin kralı XVI. Luis'nin yaşamı boyunca içine kapanık, duyarsız, silik bir karakter oluşu, Marie Antoinette ile tamamen zıt karakterlere sahip olmaları ile zorlu ve zorunlu bir birlikteliği üstlenmek durumunda kalır.
Mutsuz, sevgisiz, ilgisiz bir evlilik süren; sarayın, teşrifatın bıktıran tekdüzeliği içinde sıkılan Kraliçe Antoinette kendine yeni bir dünya yeni bir çevre oluşturarak saray bahçesindeki Trianon köşküne çekilir. Burada düzenlenen eğlencelerin, yapılan harcamaların haddi hesabı yoktur. Bu hoppalık, kendini saraydan ve halktan soyutlama hali en başta saraydan tepki çeker ve hakkında çeşitli iftiralara neden olur. Halk ise uzun zamandır fakirlik çekmekte, maliyenin kötü durumunu bilmekte ve saraydan yükselen dedikodulara bu bağlamda çeşitli manalar vermektedir. Kraliçe eğlenmekte, liderlik ruhu olmayan zavallı kral ise hergün av partisi düzenlemektedir. Trianon'a kabul edilmeyen kimi aristokratların bile isteye ortaya attığı nice iftira, kraliçeden habersiz gerçekleşen nice skandal ki, bunun en büyüğü ve sonun başlangıcı olanı kolye skandalıdır, halk önderlerince isyan ateşinin yanmasına sebep olur.
Zavallı silik kral ve çoğu şeyden haberi olmadan adının karıştığı skandallarla ve uğradığı iftiralarla gündeme oturan Marie Antoinette 4 yıl boyunca sürecek zor ve çilekeş bir hayata mahkum edilir. Oradan oraya sürüklenip hapis edilirler. Sonunda ilk önce kocası, 9 ay sonrada kendisi korkunç bir ölüme, Giyotin cezasına mahkum edilirler.
Marie Antoinette ne kadar hoppa, kayıtsız ve kaygısız bir yaşam