Merve Güçlü

Puan vermedi·611 syf.··
2019 18. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2019 23:31
Spoiler içerebilir. Dickens ın Büyük Umutlar kitabını bölümde okumuştuk ve bu kitabı okuyunca acayip benzerlik buldum. Londra’nın iki kitapta da iş bulma imkanı için açılan bir kucak gibi oluşu ama bir yandan da insanı yutan o kirli havasına değinilişiyle başlıyorum .Dickens ın kendisinin çocuk işçi olup maddi zorlukları görmesiyle oradaki Pip ve buradaki David in çocuk işçi olarak karşımıza çıkıyor oluşu ve Pip Miss Havishamın evine giderek David de farklı yerlerde çalışmak zorunda kalışı ikinci ve bence en önemli benzerliktir. 19. Yy endüstri devriminin yarattığı makine insanların yanında makine çocukları da görüyoruz biz bu iki kitapta. Dickens bizim gözümüze gözüme sokuyor çocukları nasıl kullandığımızı kendisi de yaşadığı için bu olayları çok güzel içimize işleyen betimlemeler kullanabiliyor. Sahi o zamandan bu yana ne değişti ki ? Günümüzde hala yok mu çocuk işçiler? Hala üç kuruş aşağı para vermek için çalıştırılmıyorlar mı okul çağlarında? Demek geçen 2 yüzyılda biz hala çocukları makineleştirmekten bıkmadık. Ah ne yazık bize!
David CopperfieldCharles Dickens · Alfa Yayıncılık · 20044,553 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Puan vermedi·284 syf.··
2019 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2019 19:44
Kitaptaki kurgular aşırı mükemmel, olaylar arası bağ çok güçlü. Ben kitapta en çok Dostoyevski’nin insan vicdanı temsilcisiyken dahi İstanbul ve Haliç için bizim olacaktır demesinin örneği üzerinden insanların hiç bitmeyecek hırslarına, ihtiraslarına değinilmesine bayıldım. Öyle değil mi ? Kim olursak ne olursak olalım hepimizin içinde o güçlü arzu canlı ve harekete geçmeyi bekliyor.
Leyla'nın EviZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201735,3bin okunma

Merve Güçlü

, bir kitap okudu
Puan vermedi·284 syf.··
3 günde okudu
·
2019 17. kitabı
Zülfü Livaneli
8.4/10 · 35,3bin okunma
‪“İnsanoğlunun kendi ihtiraslarının, bir hapishane hücresinden daha korkunç bir esaret olduğunu anlamıştı Ali Yekta Bey.”‬
Sayfa 258·Kitabı okudu
“Uykuya dalmadan önce, ‘Barınak meselesi,’ diye düşündü. Kahrolası barınak meselesi. Başımıza gelen acıların nedeni bu.”
Sayfa 176·Kitabı okudu