|
Mevlânâ'nın şiirinde akıl ve aşk iki zıt kutba yerleştirilmiştir: Akıl bize bilgi vermek için gereklidir, ancak kalbin arzuladığı şey doğrudan görme, yani mükâşefedir.
.
Akıl tek başına bir Eflatun olabilir, ama aşk gelince onun kafasına topuzla vurur.
|
Kalb duygu, sevgi ve düşünce süreçleri ile dinî değerler arasında bir katalizör ve hepsinden ziyade insanoğlunun 'varoluşsak birlik' yolculuğu ve arayışının güdüleyicisidir.
|
Aklın, bilme melekesinin tahtı kalbdir; beyin değil. Kalb sadece bilme melekesi değil, aynı zamanda bütün ahlaki saiklerin, kötü arzular ve içgüdülerle bunlardan kurtulma mücadelesinin ve ilahî öğretiye dikkat kesilmenin de tahtıdır.
|
Mutasavvıflar için düşünmenin ve kendini bilmenin merkezi, akılda değil, bedensel bir organ olan, çarpıntısı hem hayat veren, hem de hayatın varlığını belirten, göğüs boşluğunda yerleşik bir et parçası olan kalbde yatar.