Muhtemelenokuyor

Muhtemelenokuyor
En renkli kitap sayfası haydi eller butona . instagram.com/muhtemelenokuyo...
Puan vermedi
Maskeleri takalım, farklı bir konseptle düğün yapalım desem hevesiniz kursağınızda kalır. Lyonda düğünü derinlemesine anlatsam, kalbinize bir şey oturur ya da göğsünüze miydi, anladınız siz. Kalplerine maske takmış, ruhuna gölge düşürmüş insanların döneminden gelen, aslında her dönemde yaşanması muhtemel bir kitap Lyon'da Düğün. Farklı hikayelerden oluşan kitapta  Zweig fazlasıyla üzdü beni. Kavuşamamış insanlar, huzursuzluk, kasvet, yalnızlıkla diğer kitaplarının konusuyla ortak paydası azdı. Spesifik hikayelerle gökyüzünde bir kaliteyle, yeraltında bir iyimselikle arada savrulan benle 45dakika da bitti. Savrulmuşluğum kalitenin iyiliğinden, karakterlerin dönemden kaynaklanan yaşadıklarından.
1000Kitap
Lyon'da DüğünStefan Zweig · Zeplin Kitap · 201939bin okunma
Reklam
Puan vermedi
Kitapçıya başka bir kitap almak için gitmiştim ta ki Ah'lar ağacıyla ruhumuz çarpışana kadar. Aldığım  gün başladım, yaklaşık yarım saatte bitti. Yarım saatte bitti ama, yarım  asra sığar. Öyle edebi, öyle üslubu şahane, öyle yaşanmışlık... Okuduğum mısraları tekrar tekrar okuduğum oldu, altını çizdiğim cümleleri, sadece kağıda, kitaba değil, ruhuma, kalbime, beynime de çizdim. Mesela birkaçı şöyle ; "Sesimin tonunu emanet ettiğim AHLAT AĞACINA", "Yapıştırsam da parçalarını hayatımın Su sızdırıyordu çatlaklarından Karnabahar kızartmıyordu asla Başroldeki kadınlar. ", "Vasiyetimdir : En güçlüsünden seçilsin Beni taşıyacak olanlar. Ahtım olsun, Yürekleri ağırlaşsın diye, Tabutumun içinde tepineceğim.", "Bir zamanlar meydan okumak isterdim. Kaç meydanını okudum da bu hayatın Yalnızca iki harf öğrendim : A H" Hepimizin ruhu şiirle beslenirken, raflarınızın en özel köşesine yerleşsin Ah'lar Ağacı, hiç Ah etmeden. ♥
1000Kitap
Ah'lar AğacıDidem Madak · Metis Yayıncılık · 202126,3bin okunma
Puan vermedi
Kitabın girişinde Candide Ya da İyimserlik üzerine... Yazıyor ♥ Canım Candide'nin başından neler geçiyor bir bilseniz, o kadar iyi olmasına rağmen. Birazını anlatıp, birazını gizemli bırakacağım Candide'nin hocası Pangloss, "mümkün dünyaların en iyisinde yaşıyoruz" öğretileriyle Candide'yi güzelce yetiştirir, eğitir, emek verir. Hemde Dünyanın tam ortasında büyük bir karmaşa, kaos varken, insanlar iyiliksiz yaşarken, kötülükle dost olmuşken. Gelgelim Candide Almanya'da yaşadığı şatodan kovulur ve depremlerin, engizisyon tehlikesinin, frengi hastalığının, cinayetlerin tam ortasına düşer. Gelsin bakalım olaylar, kaoslar, çatışmalar, ayrımlar.. Çetrefilli yaşamlar... Hal böyle olunca iyilik meleğimiz, polyannamız olan yakışıklı Candide her ne kadar optimistic bir kişiliğe sahip olsa da, sorgulamadan, düşünmeden, hatta biraz da umutsuzluğa kapılmadan edemez. Candide 'nin kanatlarına konup, Almanya' dan başlayıp, Avrupa, Afrika, Asya ve İstanbul'a uzanan çetrefilli yolculuğa çıkmak isterseniz, kitabı başucunuzda bulabilirsiniz İyi yolculuklar dilerken süt, yulaf ve elma kurusu kombinasyonun bu yolculuğa lezzet katacağından eminim, denemelisiniz ♥ Sevgiyle kalın.
1000Kitap
CandideVoltaire · İthaki Yayınları · 20187bin okunma
Puan vermedi
Kitap kapağında denizin üzerinde bir akvaryum var, akvaryumdan da yukarı atlayan bir balık. Kitaba yeni başlarken bağdaştırmaya  çalışmıştım, biraz havada kalmıştı bu kapak ama daha ilk sayfada hemen oturdu. Balık Melody. Akvaryum güzel kızımızı benimsemeyen yaratıklar. Deniz, Melody'nin özgürlüğü, yeteneği, mutluluğu, huzuru, umudu, en özel hali... Spoiler verdiğimi düşünmeyin, bunu sadece betimlemeler  yaparak zihninizde canlansın diye yaptım. Melody'nin içindeki müzik o kadar güzel çalıyor, o kadar huzurla dolu ki.. Notalar, Tınılar, Tizler, Pesler, Hepsi Melody'e ait. Kural yok. İçimdeki Müzik var. Yazarı tebrik ediyorum, şahane anlatmış. Düş gücü, hayal dünyası uçsuz bucaksız. Kitabın genel kültür anlamında da, okuru beslediğini, eğittini söylerken, bu kitaba koşmanızı rica ediyorum harikalar diyarıydı resmen.
1000Kitap
İçimdeki MüzikSharon M. Draper · Timaş Genç Yayınları · 202139,7bin okunma
Puan vermedi
23 yaşındayım, 3 yılı hatırlamadığımı varsayarsak, yaklaşık 20 yıldır azmimin, cesaretimin, vaz geçmeyişimin hiçbir eksik tarafını, olumsuzluğunu görmedim. En basit örneklerinden birisi bu güzel blogum oldu iyiki oldu, sizler gibi güzel kalpli, iyi insanlar tanıdım, şahane yazarlarla tanıştım, okuya okuya bu özel kitabı buldum. Kendimden biraz bilgiler vermemin sebebi de bu kitap oldu. Jack London 'la ilk tanışmamız Martin Eden' le başladı . Sonra Meksikalı ve Beyaz Diş'le devam etti. Meksikalıda kısa kısa öykülerden oluşan, yine otobiyografik bir kişilik analizine çıktım. Neler çekmiş bu adam, neler yaşamış diye diye okudum. Bir ara ciddi söylüyorum içimden bir şeyler koptu, hatta yandı, bitti. Yazar olmak için, kaliteli yazmak için açlıktan kemiklerinin sayıldığı bir öykü var. Hem çalışıp, hem kardeşlerine yetmeye çalışıp, hemde hayatta var olabilmek için kıyasıya mücadelesi. İyiki o kadar mücadele etmiş ki o kadar fakirlikten sonra, dünyaca ünlü bir yazar olmuş, farklı dillere en çok çevrilen yazar olmuş ve çok paralar kazanmış Ama sonu malesef mutlu sonla bitmiyor, çünkü fakirken de ben aynı bendim, Neden zengin olunca değer gördüm cümlesi hemen hemen birçok sayfasında var. Paranın, sevdirmesini malesef ki hazmedemiyor. Diyerek kitaplığınızdaki o güzel köşeye yerleşmesini diliyorum Çok öptüm
1000Kitap
MeksikalıJack London · İlya Yayınları · 20121,681 okunma
Reklam