Ne yeni bir ilaç, ne yeni bir tedavi yöntemi bulunmuş, ne de hekim ve cerrahların ameliyatlardan edindiği herhangibir tecrübe işe yaramıştı. Bunun felaketi bize önce bir ceza olarak yollamış olan Tanrı'nın gizli eli tarafında yapıldığı aşikardı. Ateistler ne derse desin, söylediklerim heyecanla edilmiş laflar degil, bu o günlerde herkes tarafından kabul edilmişti. Hastalık güçten düşmüş, öldürülücüğü kalmamıştı. Filozoflar olan bitene doğadan bir açıklama bulmaya, Yaradan'a borçlarını hafifletmeye çalışadursun, dinden nasibini en az almış hekimler bile durumun doğaüstü olduğunu kabul etmek zorunda kalmıştı, olanlar olağanüstüydü ve bir açıklaması yoktu.