Önlem, yoksunluk ve vazgeçiş, biz insanların ortak yazgısıdır. Isteklerimiz sınırsızdır,bunları karşılama olanaklarıysa son derece sınırlı. Insanın "keşke olsaydı" biçimindeki isteği,sonunda "olmaz ki" yanıtına ve yaşamın "bu kadarına razı ol" diyen kuru öğüdüne çarpar. Yaşam bize bir şeyler sunar, ama pek çok şeyi de esirger. Bugün bizden esirgenen şeyin, yarın bize sunulacak olması, genellikle düş olarak kalır.
Insanın kendini tutkuları uğruna feda etmesi kabul edilebilir; peki ya var olmayan tutkular uğruna kendini ateşe atmasına ne demeli! Ah şu keder verici on dokuzuncu yüzyıl!