Meryem...

Meryem...
Konya
221 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
“10 dakikadır izliyorum, ne zaman sakarlık yapacaksın diye bekliyordum...”:-]
~EGE~
Ege’ye gökyüzünün bir noktasından diğer noktasma uçarak yavaş yavaş yaklaştım... İçimden sayıyordum. 3391 kilometre, 3390 kilometre, 3389 kilometre, 3388 kilometre, 3387 kilometre... Ve sonunda, sıfır kilometre.
“Hayatımdan uzaklaştıkça aklıma yerleşiyorsun.”
Merhaba, kendim... Ben, şenim. Tanıdın mı? Seninle neler neler yaşadık, hatırlıyor musun? Neler gördük, neler atlattık, kaç yüke direndik. Ne acılar çektik seninle, kaç gece ağladık, kaç kez kendi avuçlarımızı sika sika canımızı acıttık, kaç kez dudağımızı kanattık, kaç kez bağırmak istedik ama sustuk, kaç kez o yorganı başımıza çektik, kaç kez sevdik kaç kez söyleyemedik, kaç kez korktuk, kaç kez kaçtık... Yahu biz seninle ne sözler işittik? Ne bakışlar gördük. Ne çok acır gibi baktılar bize, hatırlıyor musun o bakışları? Yere düştük, dizimiz acıdı diyemedik. Âşık olduk, seviyorum diyemedik. Elimizi uzattık, tutunacak yer bulamadık. Kaç kez ruhum, kaç kez... Biz seninle kaç kez dibi gördük? Belki hâlâ dipteyiz, öyle değil mi?
Ege... Elinde siyah bir pasta. Üstünde tek bir mum, üstüne yazılmış 3391 sayıları... Diğer elinde iplerinden tuttuğu üç tane balon... Ne oluyor? “Ege?” dedim şok içinde, “Ne oluyor?” Yüzüme gülümseyerek baktı. “Sana sürpriz doğum günü partisi hazırladım. Sen, ben, bilgisayarlarımız... îyi ki doğdun İzmir.” Kaşlarımı çattım, şok içinde masamda duran takvime baktım. 25 Kasım... “Bugün... benim doğum günüm!” dedim şok içinde. Ege gülerek kaşlarını çattı. “Unutmuş muydun!” O an yaşadığım ani farkındalıkla gözlerimin tekinden akan bir damla yaşla baktım ekrana.
GelmemeyegidenadamB-)