Artık insanların kıskançlığı eskisi gibi değil.Kimse sadece paranı, arabanı ya da sahip olduklarını kıskanmıyor. Çünkü bunların çoğu bir şekilde elde edilebilir şeyler. Asıl kıskanılan şey; senin enerjin, bulunduğun ortama kattığın hava ve insanların sana duyduğu gerçek bağ. Sen bir ortama girdiğinde dikkat çekiyorsan, insanlar seni dinliyorsa, yanında huzur buluyorsa işte orada görünmeyen bir değer oluşur. Bu, satın alınamaz, taklit edilemez. İnsanların seni desteklemesi, arkandan iyi konuşması ve sen yokken bile varlığını hissettirmeleri... Asıl mesele bu. Ve tam olarak bu yüzden, en çok da buna sahip olanlar kıskanılır. Çünkü bu, sahip olunan bir şey değil; olunan bir şeydir.