Meral Sarı

Meral Sarı
Bir çiçek duruyordu, orada , bir yerde, bir yanlışı düzeltircesine açmış.
İstanbul
İstanbul, 21 Mart 1982
3900 okur puanı
Haziran 2019 tarihinde katıldı
Bu acının bedenimdeki yerini tespit etmeye çalışıyorum, kaynağı tam olarak neresi? Şimdi göğsümün derinliklerinde, diyaframın olduğu yerde, beni boğuyor, nefes almamı engelliyor. Aslında bu göçebe bir ağrı. Şimdi yukarıda boğazımda, ağlama merkezinin oralarda bir yerde. Şu anda hamur kıvamında, tam pişmemiş bir ekmek gibi, yutması zor.
Sayfa 169·Kitabı okudu
Reklam
İşitilen şey, görülen şeyden daha dehşet verici olabiliyor sanki. Sadece sözcükler ölüm gerçeğini kesinleştirebilir. Biri “o öldü” demediği sürece hâlâ bir umut vardır.
Sayfa 144·Kitabı okudu
Babam öldü ve babam ölüyor tümüyle farklı iki cümle. İlki bir olgu, bir sonuçtur, ikincisi - bir roman. Umut ve çaresizliğin birbirini besleyip alevlendirdiği uzun bir hikaye.
Sayfa 79·Kitabı okudu
Babam aramızdan ayrılırken dünya, tabii ki, bundan habersiz ve bizim kişisel trajedilerimizle ilgilenmiyor, hayat devam ediyor…
Sayfa 75·Kitabı okudu
Ölmekte olan babanızı izlerken en ağır şeylerden biri, o an elinizden gelenin en iyisini yapıp yapmadığınıza dair suçluluk duygusudur.
Sayfa 52·Kitabı okudu
Reklam