Çünkü aşk bir ağaç gibidir. Kendi kendine biter, köklerini bütün varlığımızın derinliklerine kadar uzatır, çoğu zaman da harabe hâlinde bir kalbin üzerinde yeşermeye devam eder. Açıklanması zor olan şudur ki bu aşk ne kadar kör olursa o ölçü de inatçıdır. En çok da mantıksız olunca sağlamdır.
Bu toplumsal ve ekonomik haksızlıklar arasında, bir öğretmen olarak beni en çok perişan eden, eğitimde fırsat eşitsizlikleridir. Bir çocuğun eğitimi, annesinin babasının ekonomik durumuna bağlı olmamalıdır. Oysa şimdi bir ailenin parası varsa, çocuğunu nasıl olsa okutuyor. Çocuk pek akıllı sayılmasa da, onu okutuyor, meslek sahibi ediyor.