Hiçbir olay karşısında büyük sevinç ya da büyük üzüntü duyulmamalıdır; bunun bir nedeni, bu olayı her an yeniden biçimlendirebilecek olan, tüm şeylerin değişebilirliğidir; bir başka nedeni de, bizim için yararlı ya da zararlı şeyler hakkındaki yargımızın yanıltıcılığıdır; bu yanıltıcılık yüzünden hemen herkes bir defa, sonradan kendisi için çok iyi olduğu ortaya çıkan bir şeyden yakınmış ya da en büyük acılarının kaynağı olacak bir şeye sevinmiştir. Buna karşı burada önerdiğimiz düşünüş biçimini Shakespeare çok güzel dile getirmiştir:
O denli çok sevinç ve üzüntü nöbeti yaşadım ki,
Artık bunlardan birini ilk gördüğümde,
Hemen kendimi kaybetmiyorum bir kadın gibi.