İslam eğitim anlayışında ise "Bir şeyin şuyl ı u vukuundan beterdir." denilerek kötülükten sakındırmak için dahi kötülüğün anlatılmaması istenmiştir. Mesela mahkemede şahitlik etmek gibi bir zorunluluk olmadıkça duyduğumuz kötü bir sözü, dilimizin o söze alışmaması için aktarmamak gerekir. İslam terbiyesinde sakındırmak için bile kötülük anlatılmaz. Allahu Teala' nın gizlediğini siz açıklamayın." der büyükler.
Öyle anlar olur ki yanlış giden bir şeyler olduğunu bildiğiniz halde kimseye kötülük izafe etmemek için müdahale edemezsiniz. Kötülerin cesareti iyilerin nezaketinden yardım alır. Yaşanacak olan yaşanır, sonunda er veya geç iyilik kazanır.
İslam ahlakçıları duyguların denge halinde tutulmasıyla insandaki temel güçlerin elde edileceğini söyler. Onlara göre öfke gücünün itidal hali şecaate (cesaret ve kahramanlık), şehvet gücünün denge ha l i if f ete, akıl gücünün hayırda kullanılması da hikmete ulaştırır. Bu üçünün bir arada olması da adaleti meydana getirir. Bu güçlerin zayıflaması halinde zillet, düşüklük ve ahmaklık ortaya çıkar. Bu nedenle önemli olan nefsi öldürmek değil, terbiye etmektir.