...Ehl-i dalaletin imansızlıktan gelen dehşetli elemlerine ve korkularına karşı hiçbir şey, hiçbir fen, hiçbir terakkiyat-ı beşeriye bir teselli veremez, kuvve-i maneviyeyi temin edemez.
Cesareti zîr ü zeber olur.
Fakat muvakkat gaflet perde çeker, aldatır.
Yeis en dehşetli bir hastalıktır ki, Âlem-i İslâm'ın kalbine girmiş.
İşte o yeistir ki bizi öldürmüş gibi, garbda bir-iki milyonluk küçük bir devlet, şarkta yirmi milyon Müslümanları kendine hizmetkâr ve vatanlarını müstemleke hükmüne getirmiş.
Bizim muradımız medeniyetin mehasini ve beşere menfaati bulunan iyilikleridir.
Yoksa medeniyetin günahları, seyyiatları değil ki; ahmaklar o seyyiatları, o sefahetleri mehasin zannedip, taklid edip malımızı harab ettiler.
Ve dini rüşvet verip, dünyayı da kazanamadılar.