İnsanların çoğu, aldıkları kararları uyguladıklarında "kusursuz" olacaklarını ya da "eşsiz" bir insana dönüşeceklerini düşünürdü, ama tam tersine verilen bu sözler hiçbir zaman tutulmaz, insanı derinden yaralardı. Herkes kendi hayallerinin kurbanıydı.
İyilik yapmak adına her şeyi yasaklamak isteyen toplumdan artık tiksiniyordu. İçten pazarlıklı, mide bulandırıcı, vicdanları rahatlatmak için başvurulan bu en berbat diktatörlüğe asla ortak olmayacaktı.
Her an ağlamak istiyordu, karşı koyamadığı şiddetli ve sürekli bir uyku isteği vardı, sanki bu, içinde bulunduğu sağlıksız durumundan kaçmanın bir başka yoluydu.