“Dedemin tanrısı bende korku ve düşmanlık uyandırıyordu. Kimseyi sevmeyen, sert bakışlarıyla herkesi izleyen ve herkeste ille de bir eksik, yanlış, günah arayan ve bulan bir tanrıydı bu. Şurası çok açıktı ki, insana hiç inanmıyor, sürekli tövbe bekliyor ve cezalandırmak için yanıp tutuşuyordu.”
Sömürülen sınıfın, sömürüsünü sürdürmek için yalana ihtiyacı vardır. Emekçiye ise sömürülen sınıf olarak, sömürüye son vermek için gerekli olan gerçektir.