Bir oteli yönetmekle bir kurumu, geniş bir işletmeyi, bir ülkeyi yönetmek aynı şeydi aslında. İnsan kendini,olanaklarını tanımaya,gerçek sorumluluğun ne olduğunu anlamaya başlayınca bocaliyordu, dayanamiyordu. Ülkeleri yönetenler iyi ki bilmiyorlardı bunu; yoksa bir otel yöneticisinin yapabileceğinden çok daha büyük hasarlar yaparlardı yeryüzünde. Defteri kapadı.Ne gereği vardı artık bunları yazmanın ya da birkaç satır yazıp bırakmanın ? ...
..." Beyazlar hep birşeyler ister ve her zaman huzursuzdurlar. Ne neyin peşinde olduklarini biliyoruz ne de onları anlayabiliyoruz. Bizce onlar deli " dedi. Ona tüm beyazlara neden deli gözüyle baktığını sordum. " Kafalariyla dusunduklerini söylüyorlar ," diye yanıtladı. Şaşırarak " tabii ki öyle yapacaklar" dedim. "Siz neyle düşünürsünüz?" Kalbini göstererek "Burasiyla," dedi. Uzun bir süre susup düşündüm. Yaşamımda ilk kez biri bana gerçek beyaz adamın resmini çizmişti. ...