#okudumbitti.
Dilek Özdemir'in moderatörlüğünde kalabalık bir grupla sevgili yazarımız Mahmut Abdullah hocamızın Dedeye yol göründü kitabını bitirdim.
Romanda olaylar baş karakterimiz dedenin ağzından anlatılıyor. Dede eşinden hiç yüzü gülmeyen bir karakter.
Dedeyle ortak bir noktamız var. İkimiz de cenin pozisyonunda uyuyoruz. Dedenin hastalığı ne acaba okurken merak ettim. Allah şifa versin inşallah
Dedeye okurken çok üzüldüm. Nine'ye de okurken hem üzüldüm hem de sinir oldum.
Genellikle duygusal bir kitaptı. Kaleminiz daim olsun okurunuz bol olsun hocam Yüreğinize sağlık kesenize bereket
OKUNABİLİRLİK: Akıcı ama uzun monologlar ve konu dışı felsefi bölümler temponuzu düşürebilir.
FİKRİN DERİNLİĞİ: Yalnızlık, ahlak ve Batılılaşma temaları güçlü, fakat bazen kurguya yedirilmeden sunuluyor.
KURGU: Üç parçalı yapısı ve ani tür değişimleri bütünlüğü zedeliyor. Final dramatik ama mantıksal olarak zayıf.
KARAKTER: Samim derinlikli ve etkileyici, Meral sonlara doğru kırılgan yönünü göstererek algıyı değiştiriyor.
GENEL ETKİ: Kusurlarına rağmen felsefi ve duygusal yoğunluğu yüksek, düşündüren bir roman.
Peyami Safa’nın Yalnızız romanı, her ne kadar tek bir hikâye üzerinden ilerliyor gibi görünse de bana göre farklı türleri ve temaları iç içe işlemiş bir anlatı sunuyor.
Roman, Selmin’in hikâyesiyle başlıyor. Onun üzerinden hem aileyi hem de dönemin sosyal yapısını tanıma fırsatı buluyoruz. İlk sayfalarda Selmin’in ana karakter olacağını düşünürken, bir noktadan sonra sahneden tamamen çekiliyor. Hikâyenin merkezinin değişmesi, okurda hafif bir kopukluk hissi yaratıyor. Başlangıcın amacı muhtemelen karakterleri ve aile yapısını tanıtmak; fakat geçiş o kadar keskin ki Selmin’in yokluğu romanın bütünlüğünü zedeliyor. Yazarın, ilerleyen bölümlerde Selmin’i yeniden bağlayacağını düşünürseniz, benim gibi hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz.
Bu bölümde dikkat çeken bir detay, Mefharet’in kızının hamileliğiyle ilgili şüpheleri. Yanlış hatırlamıyorsam, kendi kardeşinden (yani kızın dayısından) bile şüpheleniyor. O dönem için bu, elbette normal bir düşünce değil; ancak Peyami Safa burada, Batılılaşma sürecinde ahlaki sınırların gevşediğini ve toplumun yozlaşmaya açık hâle geldiğini göstermek istemiş olabilir.
Romanın asıl ağırlık merkezi Meral ve Samim ilişkisine kayıyor. Meral hem Samim’e karşı çekim duyan hem de özgürlüğünü korumak isteyen bir kadın. Kimi zaman
Sevgili kitap sever dostlar,
Çekilişle ilgili bilgi vermeden önce birkaç kelam etmek isterim.
Malumunuz, ülkemizde okuma oranı oldukça düşük. Buna karşın yazarlık oranı her geçen gün artıyor. Doğal olarak, sınırlı sayıdaki okur da çoğunlukla klasik (Türk ve Dünya), modern ya da popüler kitaplara yöneliyor. Hal böyle olunca, benim gibi yolun başındaki yazarların bu denklemde kendine yer bulması gittikçe zorlaşıyor.
Ben de bu yüzden, elde ettiğim küçük bir ivmeyi yalnızca kendime saklamak yerine, yazar dostlarımı da içine alan bir dayanışmaya dönüştürmek istedim. Planım çok basit: Yazar arkadaşlarımın kitaplarını satış sitelerinden sipariş edip, siz değerli okurlara hediye etmek. (Not: Kitaplar doğrudan siparişle gönderileceği için imzasız olacak.)
Umarım bu düşünce sizde de bir karşılık bulur. Belki de satın alacağınız kitaplar arasında, bu çekiliş sayesinde keşfettiğiniz bir yazarın eseri de yer alır. Kim bilir? (Paylaştığım yazar dostlarım, gerçekten üretmekten vazgeçmeyen, kaleminin peşinden giden insanlar.)
Gelelim çekilişin en önemli kısmına…
Tek şartım:
— Nüfus müdürlüğünden kimlik…
— Mahalledeki herkesi toplayıp etiketlemek… :)
Şaka tabii! Hiçbir şart yok.
Aslında tek düşündüğüm, gönderdiğim kişilerin takip dönüşleriyle ilgiliydi. Bu yüzden takipçi sayısının 2359’ye ulaşmasını bekledim. (Böyle bahane görülmemiştir, eminim :) )
Katılmak isteyen arkadaşlardan yalnızca şunu rica ediyorum:
1. Okuduğunuz en iyi kitabı yazın. (Birden fazla olabilir.)
2. Okuduğunuz ve size en ilginç ya da en farklı gelen kitabı yazın.
Bu kitap size karmaşık duygular yaşatmış olabilir; belki de hâlâ karar veremediğiniz bir kitaptır. Beğenip beğenmemek arasında kalmış olmanız da önemli değil.
(Acele etmeyin 10 günümüz var.)
Sadece okuyup beğendiğiniz kitaplara dair düşüncelerinizi
Sevgili kitap sever dostlar,
Çekilişle ilgili bilgi vermeden önce birkaç kelam etmek isterim.
Malumunuz, ülkemizde okuma oranı oldukça düşük. Buna karşın yazarlık oranı her geçen gün artıyor. Doğal olarak, sınırlı sayıdaki okur da çoğunlukla klasik (Türk ve Dünya), modern ya da popüler kitaplara yöneliyor. Hal böyle olunca, benim gibi yolun başındaki yazarların bu denklemde kendine yer bulması gittikçe zorlaşıyor.
Ben de bu yüzden, elde ettiğim küçük bir ivmeyi yalnızca kendime saklamak yerine, yazar dostlarımı da içine alan bir dayanışmaya dönüştürmek istedim. Planım çok basit: Yazar arkadaşlarımın kitaplarını satış sitelerinden sipariş edip, siz değerli okurlara hediye etmek. (Not: Kitaplar doğrudan siparişle gönderileceği için imzasız olacak.)
Umarım bu düşünce sizde de bir karşılık bulur. Belki de satın alacağınız kitaplar arasında, bu çekiliş sayesinde keşfettiğiniz bir yazarın eseri de yer alır. Kim bilir? (Paylaştığım yazar dostlarım, gerçekten üretmekten vazgeçmeyen, kaleminin peşinden giden insanlar.)
Gelelim çekilişin en önemli kısmına…
Tek şartım:
— Nüfus müdürlüğünden kimlik…
— Mahalledeki herkesi toplayıp etiketlemek… :)
Şaka tabii! Hiçbir şart yok.
Aslında tek düşündüğüm, gönderdiğim kişilerin takip dönüşleriyle ilgiliydi. Bu yüzden takipçi sayısının 2359’ye ulaşmasını bekledim. (Böyle bahane görülmemiştir, eminim :) )
Katılmak isteyen arkadaşlardan yalnızca şunu rica ediyorum:
1. Okuduğunuz en iyi kitabı yazın. (Birden fazla olabilir.)
2. Okuduğunuz ve size en ilginç ya da en farklı gelen kitabı yazın.
Bu kitap size karmaşık duygular yaşatmış olabilir; belki de hâlâ karar veremediğiniz bir kitaptır. Beğenip beğenmemek arasında kalmış olmanız da önemli değil.
(Acele etmeyin 10 günümüz var.)
Sadece okuyup beğendiğiniz kitaplara dair düşüncelerinizi