Sevgili kitap sever dostlar,
Çekilişle ilgili bilgi vermeden önce birkaç kelam etmek isterim.
Malumunuz, ülkemizde okuma oranı oldukça düşük. Buna karşın yazarlık oranı her geçen gün artıyor. Doğal olarak, sınırlı sayıdaki okur da çoğunlukla klasik (Türk ve Dünya), modern ya da popüler kitaplara yöneliyor. Hal böyle olunca, benim gibi yolun başındaki yazarların bu denklemde kendine yer bulması gittikçe zorlaşıyor.
Ben de bu yüzden, elde ettiğim küçük bir ivmeyi yalnızca kendime saklamak yerine, yazar dostlarımı da içine alan bir dayanışmaya dönüştürmek istedim. Planım çok basit: Yazar arkadaşlarımın kitaplarını satış sitelerinden sipariş edip, siz değerli okurlara hediye etmek. (Not: Kitaplar doğrudan siparişle gönderileceği için imzasız olacak.)
Umarım bu düşünce sizde de bir karşılık bulur. Belki de satın alacağınız kitaplar arasında, bu çekiliş sayesinde keşfettiğiniz bir yazarın eseri de yer alır. Kim bilir? (Paylaştığım yazar dostlarım, gerçekten üretmekten vazgeçmeyen, kaleminin peşinden giden insanlar.)
Gelelim çekilişin en önemli kısmına…
Tek şartım:
— Nüfus müdürlüğünden kimlik…
— Mahalledeki herkesi toplayıp etiketlemek… :)
Şaka tabii! Hiçbir şart yok.
Aslında tek düşündüğüm, gönderdiğim kişilerin takip dönüşleriyle ilgiliydi. Bu yüzden takipçi sayısının 2359’ye ulaşmasını bekledim. (Böyle bahane görülmemiştir, eminim :) )
Katılmak isteyen arkadaşlardan yalnızca şunu rica ediyorum:
1. Okuduğunuz en iyi kitabı yazın. (Birden fazla olabilir.)
2. Okuduğunuz ve size en ilginç ya da en farklı gelen kitabı yazın.
Bu kitap size karmaşık duygular yaşatmış olabilir; belki de hâlâ karar veremediğiniz bir kitaptır. Beğenip beğenmemek arasında kalmış olmanız da önemli değil.
(Acele etmeyin 10 günümüz var.)
Sadece okuyup beğendiğiniz kitaplara dair düşüncelerinizi
Sevgili kitap sever dostlar,
Çekilişle ilgili bilgi vermeden önce birkaç kelam etmek isterim.
Malumunuz, ülkemizde okuma oranı oldukça düşük. Buna karşın yazarlık oranı her geçen gün artıyor. Doğal olarak, sınırlı sayıdaki okur da çoğunlukla klasik (Türk ve Dünya), modern ya da popüler kitaplara yöneliyor. Hal böyle olunca, benim gibi yolun başındaki yazarların bu denklemde kendine yer bulması gittikçe zorlaşıyor.
Ben de bu yüzden, elde ettiğim küçük bir ivmeyi yalnızca kendime saklamak yerine, yazar dostlarımı da içine alan bir dayanışmaya dönüştürmek istedim. Planım çok basit: Yazar arkadaşlarımın kitaplarını satış sitelerinden sipariş edip, siz değerli okurlara hediye etmek. (Not: Kitaplar doğrudan siparişle gönderileceği için imzasız olacak.)
Umarım bu düşünce sizde de bir karşılık bulur. Belki de satın alacağınız kitaplar arasında, bu çekiliş sayesinde keşfettiğiniz bir yazarın eseri de yer alır. Kim bilir? (Paylaştığım yazar dostlarım, gerçekten üretmekten vazgeçmeyen, kaleminin peşinden giden insanlar.)
Gelelim çekilişin en önemli kısmına…
Tek şartım:
— Nüfus müdürlüğünden kimlik…
— Mahalledeki herkesi toplayıp etiketlemek… :)
Şaka tabii! Hiçbir şart yok.
Aslında tek düşündüğüm, gönderdiğim kişilerin takip dönüşleriyle ilgiliydi. Bu yüzden takipçi sayısının 2359’ye ulaşmasını bekledim. (Böyle bahane görülmemiştir, eminim :) )
Katılmak isteyen arkadaşlardan yalnızca şunu rica ediyorum:
1. Okuduğunuz en iyi kitabı yazın. (Birden fazla olabilir.)
2. Okuduğunuz ve size en ilginç ya da en farklı gelen kitabı yazın.
Bu kitap size karmaşık duygular yaşatmış olabilir; belki de hâlâ karar veremediğiniz bir kitaptır. Beğenip beğenmemek arasında kalmış olmanız da önemli değil.
(Acele etmeyin 10 günümüz var.)
Sadece okuyup beğendiğiniz kitaplara dair düşüncelerinizi
Pigment eksikliğinden saçları, kaşları ve kirpikleri beyaz denecek kadar açık sarıydı. Yakından görenlerin söylediğine göre uçuk maviden lavanta rengine çalan cam gibi gözleri insanın içine işler, karşısındakinin ruhunu okuyor gibi bakardı.
#okudumbitti#
Beyza Aksoyun Açık yara ve dikiş izleri serisinin ikinci ve son kitabını bitirdim.
En son depo sahnesiyle kalmıştı. Liva'nın yaralanmasına çok üzüldüm. Neyse ki hayatı tehlikesi yok.
Öte yandan ise Nil'in hafıza kaybı yaşaması, Liva'nın başına gelenlerden kendini sorumlu tutması, Pamir'in onun için endişelenmesi beni derinden etkiledi.
Pamir herkesi kurtarmak için oyun oynadığını okuyunca da çok şaşırdım. Ama Nil'e hak vermiyor değilim.
Liva'nın babasına ise hala kızgınım. Tolga'nın da aynı psikoloja gittiğini okuyunca da şok oldum.
Psikoloj öldü mü yoksa kurtuldu mu neden yasa dışı işlerle para kazanıyor merak ediyorum.
Ama sonra cinayet olduğunu öğrenince üzüldüm.
Liva'nın öz babasıyla tanışma sahnesi ise heyecanlıydı. Meğerse öz babası da kötü biriymiş.
Liva'nın bir de teyzesi varmış. Özellikle gittikleri bir evde yakaladıkları adamın abisi olduğunu öğrenince şok oldum.
Liva'nın annesinin onu korumak için abisinden sonra iki yıl sonra doğurması ise gözlerimi doldurdu.
Annelik işte evladı için her şeyi yapar. Liva ve arkadaşlarının hastanede tuzağa düşmesi, Liva'nın katil olması ise okurken beni şok etti.
Özellikle son sahnede ise ya keşke böyle olmasaydı dedim. Okurken kimi zaman da üzüldüğüm kimi zaman da heyecanlandıran bir hikayeydi.