Merve Yzc

Merve Yzc
@MerveTheTeacher
“Reading is dreaming with open eyes.” -dm ile iletişim kuramamaktayım.
Yaşamak o kadar saçma bir şey ki, doğmuş olma gibi bir saçmalığa bile tutunuyoruz…
Edebiyat
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·199 syf.··
2022 45. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2022 18:05
“Bir ikindi kahvaltısı yapacaklardı. Güneş gelmedi.” Toplam dört bölümden oluşan romanın her bölümünün ilk cümlesi bu. Güneş’e gelene kadar onlarca karakterin hayatından bir parça alıyoruz. Yorumlarda iki temel şey okudum. İlki, çok karakter olduğu ve hatırlamanın zorladığı. Evet çok karakter var. Yani birini anlatırken yanındaki adama geçiliyor, ordan iş yaptığı adama ondan da kızına bilmem nesine geçiliyor. Bilinç akışından daha farklı bir şey. Ama tek oturuşta bitirirseniz ya da arayı açmazsanız sorun olmuyor. İkincisi, kitabın bir roman değil hikaye olduğu ile ilgili. Yazar roman diye nitelendirdikten sonra bize laf düşmez tabi. Ben şöyle düşündüm. Onlarca karakteri ve hayatlarından bir bölümü okuyoruz. Her biri ayrı bir hikaye. Fakat bir yerde karakterlerin birbiri ile bağlantısını da okuyoruz. Hikaye tadında ama her bir kişiyi ve diğerleriyle bağlantılarını okurken çok eğlendim. Kitapta Gölcük depremi, Ankara sokakları gibi bir kaç durum kesişim noktası olarak kullanılmış. Olayların bazıları bu ortak küme olaylarla ustalıkla bağlanmış. Bir kişiden diğerine, bir mekandan başka bir yere atlayarak yazılmış ama bir şekilde döngünün tamamlandığı bir bütün olan bu kitabı ben sevdim. Mahir Ünsal dilini de hikayelerinden bilir, tanır ve severim.
Edebiyat
Dünya Bu KadarMahir Ünsal Eriş · Can Yayınları · 20221,650 okunma

Merve Yzc

, bir kitap okudu
Puan vermedi·199 syf.··
3 günde okudu
·
2022 45. kitabı
Mahir Ünsal Eriş
8.1/10 · 1.650 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2022 44. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2022 02:25
Kitabı özümsemek için önce yazarın hayatını bilmek gerektiğini düşünüyorum bazı kitaplar için. Bu kitap da tam olarak öyle. Guillermo Rosales şizofreni sorunu olan hayatının son dönemlerini bakımevlerinde geçirmiş bir yazar. Anlatılanlara göre aslında mizah duygusu gelişmiş fakat alıngan, hırçın ve en yakınlarına bile zarar verebilirmiş. Yazdıklarını beğenmez, emeklerini rahatlıkla yok edebilirmiş. Bir ay kendi odasına kapanarak yazdığı bir romanı yakmış. Kardeşi, Rosales için “Kendini mahvetme yeteneği böylesine gelişkin başka hiç kimseye rastlamadım hayatımda.” diyor. Nitekim sonunda intihar ederek hayatını sonlandırıyor. Kitapta ise kendisi ile paralel bir karakter yaratmış: William Figueras. Halası kendisini “Bundan iyisi can sağlığı.” diyerek bir bakımevine yerleştiriyor. Hiçbir umudun ve merhametin olmadığı bu rezil yerdeki yaşamını anlatıyor. Kitabın sonundaki bilgilendirmeye göre bakımevlerinde yaşadıklarına benzer düzeyde bir anlatım var. Kişiler arası ilişkiler; fiziksel şiddet, iğrenme, hor görme, cinsellik içeriyor. Küba edebiyatı kapsamında düşünüldüğünde dönemin siyasi sürecinden, devrim içeriklerinden, geçmiş bağlantılardan bahsedilmiyor. Yazarın eski hayatına özleminden de haberdar olmuyoruz. Kendi şartlarında William karakterinin rahatsız edici hikayesini okuyoruz. Karakteri sevip sevmediğimden emin değilim. Okumaya karar verirseniz ruhsal modunuzun iyi olduğundan ve rahatsız edici tasvirlere karşı taş kesilebileceğinizden emin olun derim naçizane bir tavsiye olarak.
Edebiyat
Felaketzedeler EviGuillermo Rosales · Jaguar Kitap Yayınları · 20173,414 okunma