Neşe bulaşıcıdır falan diyorlar. Yalan. Neşe kolonya gibi bir şey. Dökünüyorsun, o an ferahlıyorsun. Sonra uçup gidiyor burnundan, elinden, üzerinden. Kasvet öyle değil ama, zamk gibi, bulaşıyor ve dokunan herkese yapışıyor.
Bütün gün Hıdırlık’ ta olduğumu kimse bilmiyordu. Başka yere gitsem de bilmezlerdi. Çıkıp gitsem, taa uzak yerlere gitsem, kimsenin haberi olmazdı. Ama armut ağacına çıkıp bizim eve bakıyordum. Orda değilim ama ordayım. Evden kaçıp yine evi izliyordum. Buna ömrüm boyunca devam ettim.
Ne güzel anlatıyorlar kendilerini. Benimki o kadar kolay değil. Şöyle oldu da böyle oldu diye kolay anlatamayacağım. Hatırlatmak da istemiyorum zaten. Bir şey olsa da her şeyi unutuversem. O dediğim şeyin adı ölüm.
Nasıl da düştük! Yanlış kurallar yüzünden
Ve Doğa’daki değil de Eğitim’deki budalalar nedeni,
Engellenmiş, aklımızın her türlü gelişmesi
Kafasız olmamız isteniyor, tasarlanan bu.
Ve birimizin sıyrılırsa ötekilerin arasından,
Daha canlı bir hayalgücüyle; bastırılır hırsımız,
Öyle güçlüdür ki karşı çıkanlar bize,
Korkumuzu bastıramaz umutlarımız.