Toplum giderek insan olmanın ruhunu yitiriyor. Merhamet bir taş kayıtsızlığına dönüyor. Bencil arzularımız ve acılarımız dışında, başka hayatlarla olan tüm bağlarımız kopuyor. Sevme yetimizi ellerimizle boğuyoruz. Sığınma duygumuzdan utanıyoruz. Yalnızca çıkarımızın olduğu ilişkiler hastalıklı bir haz veriyor. Birisi bize yarasını gösteriyor, başımızı çeviriyoruz, gülüyoruz, uzaklaşıyoruz. Biz yalnızca kederden kaçmıyoruz ki, kederin ruhumuza işlediği tüm inceliklerden kaçıyoruz. Gövdemizi de kalbimizi de küçümsemeyle hayranlığın çarmıhına gerdik. Başka bir yaşama biçimimiz kalmadı. Nasıl öğrendik, nereden öğrendik aklım almıyor; bir insanı en ince yerinden, içtenliğinden parçalamayı öğrendik.
Şükrü Erbaş
Derin bir mezar sanki insan içi.
Unutulanlarla dolu.
Terk edilmiş yalnızlıklar ülkesi
İçine girip de çıkılamayan bir girdap misali.
Sonrası hep anı, hep hatıra
Her anı, her hatıra ayrı bir yara izi gibi.