Gece inmiş şehre, sadece şiir merhem olur gönlümün karasına şimdi.
Birbirine kırgın duvarlar, insanlar ve gölgeler.
Şimdi ne yazsam da geçse kalbimin küsü?
Erdem Bayazıt
GÜN EKSİLMESİN PENCEREMDEN
Ne doğan güne hükmüm geçer,
Ne halden anlayan bulunur;
Ah aklımdan ölümüm geçer;
Sonra bu kuş, bu bahçe, bu nur.
Ve gönül Tanrısına der ki:
- Pervam yok verdiğin elemden;
Her mihnet kabulüm, yeter ki
Gün eksilmesin penceremden!
(CAHİT SITKI TARANCI)
Mutluluğun geniş kapılarında
Hayatın sürgüleri var.
(Daracık ömrümüzde geniş sıkıntılar)
Usul gülüşlerimizde hüzün lekeleri,
Küçük ayrıntılara yöneldik nicedir.
(İçedönük duygulu karamsar)
İki yüzümüz vardı, iki güzelliğimiz.
Umut ve sevgi, kırmadan aynaları
(Alın kırışığımızda aynı suçun izi var)
Yalnızlık biricik benzerliğimiz oldu
Payımıza düşen o yanlış ilişkilerden.
(Herkese acısı kadar)
Ne konuşmalarımızda bir tat
Ne susmalarımızda bir hikmet
(Hep aynı boşluğa açıldı dar kapılar)
Olur olmaz şeylerden alınır kırar olduk
Zamana benzedik iyice, çekilmesi zor.
(Aynaların ardında aynı kirin pası var)