Kitapta küçük bir kasaba Hastanesi'nin doktoru ve hastanenin ek binası olan altıncı koğuş ta kalan akıl hastaları anlatılır. Altıncı koğuşta kalan akıl hastalarındam biri olan Ivan dimitriç aslında altıncı koğuşta kalan akıllılardandır. Ivan dimitriç üniversiteyi yarıda bırakmış bilgili biridir.Onun hayatını yolda polislerin yakalayıp götürdüğü suçluları görünce birden insanlara olan güveni yok olur. Hayatının geri kalanında ya yine insanlara güvenecek ya da ömür boyu hep yakalanma korkusuyla yaşayacaktır. Fakat o her gittikçe içine kapanır, dünya dan uzaklaşır, insanlara olan güvenini hiç kazanamaz. Artık altıncı koğuştadır. O akılı bir hastadır ve o hastanenin doktoru da bunun farkındadır. Doktor Andrey yefimıç Ivan dimitriç ile konuşmaya altıncı koğuşa gider.İvan ile Andrey konuştukları konular karşısında hep karşı karşıyadır.Bu sohbetlere alışan Andrey sık sık altıncı koğuşa gelmeye başlar.Bu durum Andreyin Hastanesi'ndeki arkadaşlarını şüphelendirir.Bu olay böyle devam edince arkadaşları onun delirdiğini düşünürler onu aklını toplaması için tatile gönderirler fakat Andrey düzelmez. O tekrar dan hastaneye döndüğünde onu kandırarak altıncı koğuşa hasta olarak yatırırlar Andrey yefimıç orada felçten ölür.
Bu kitap kısa ama insanda derin izler bırakan türden biraz daha uzun olabilirmiş hikaye de sadece yek eksik içerik üslup olarak güzel yazılmış ama içerik olarak biraz eksik konuları var. Onun dışında güzeldi 1 günde bitirebilirsiniz.