Pekâlâ, işte keşfettiğim dehâ ürünü: Efendilerin ve sopalarının gelişini beklerken, Kopernik gibi, galip çıkmak için muhakemeyi tersine çevirmemiz gerek.
Kendimizi yargılamaksızın başkalarını mahkûm etmek mümkün olmadığına göre, başkalarını yargılama hakkı elde etmek için kendimize yüklenmemiz gerekir: Madem her yargıç sonunda bir gün pişmanlık duyup tövbe ediyor, o zaman tersine yol almalı ve sonunda yargıç olabilmek için en baştan tövbekârlığa yönelmeliyiz.
Bu durumda mademki hepimiz yargıcız, o halde hepimiz birbirimize karşı suçluyuz, hepimiz kendi zavallılığımıza uygun düşen şekilde çarmıha gerilen, sebebini bilmeyen İsa'yız. Hiç değilse biz öyle olurduk, eğer ben Clamence, çıkar yolu, tek çözümü, doğruyu bulmasaydım...
Ama doğru taraftaydım işte, bu da vicdanımın rahat olmasına yetiyordu. Doğruluk duygusu, haklı olmanın verdiği doyum, özsaygı, bizi ayakta tutan ya da ilerleten güçlü güdülerdir sevgili beyefendi.