Merviş

Merviş
@Mervedemirbas
Ben atlara ve uzaklara hayrandım..
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Yıl 1905, Çuşima Deniz Savaşı yapılıyor. Bir tarafta Rus donanması, bir tarafta Japon donanması. İki taraf da var güçleri ile savaşı kazanmak için mücadele ediyorlar. Sonuçta galibiyet Japon amirali Taga’nın oluyor. Rus amirali esir ediliyor. Biraz sonra gelip amiralin huzuruna çıkarılacaktır. Biraz korku, biraz heyecan içinde, yüzü sapsarı neticeyi bekliyor. Acaba hakaret mi edilecek, alay konusu mu olacak, işkenceye maruz kalacak mı, derhal kurşuna mı dizilecek?.. Sorular kafasında birbiri ardı sıra çoğalıyor. Nihayet huzura geliyor. Taga, Rus amiralini görür görmez, derhal saygı ile ayağa kalkıyor, elini uzatıyor, “Hoş­geldiniz Sayın Amiralim” diyor. Aynen çok değerli bir misafiri karşılar gibi, son derece ince, edepli, nazik hareketlerle mağlup amirali oturtuyor. Hatırını soruyor, teselli ediyor. Üzülmeyin efendim diyor, siz de çok güzel savaştınız ama kader bize güldü. Acaba benden bir isteğiniz var mı? Rus amirali teşekkür ettikten sonra, yaralı olduğunu söylüyor. Acaba bana yardımcı olabilir misiniz diyor. Taga emir veriyor. Rus amirali hasta­haneye kaldırılıyor. Her gün diyor amiralin odası taze çiçeklerle donatılacak. Bana ne muamele yapılırsa, sayın amirale de aynı şekilde hareket edilecek. Amiral hastahaneye kaldırıldıktan son­ra, Taga her sabah onu ziyarete gidiyor ve kapısını büyük bir edep ve saygı ile açtıktan sonra, topuklarını birbirine çarparak selâm veriyor ve sayın amiralimin bugün bir emirleri olacak mı diyor. Bir süre sonra Rus amirali iyileşiyor, büyük bir merasimle uğurlanıp, memleketine gönderiliyor. Orada görevinden azle­diliyor. Köşesine çekiliyor, anılarını yazıyor. Sonunda diyor ki, Amiral Taga beni iki kere yendi, önce savaşta, sonra insanlıkta. Hayatımda kimseden görmediğim ilgiyi, sevgi ve saygıyı Taga’dan gördüm... Amiral Taga’nın bir
Başkan Kennedy Teksas’da vurulduğu gün, cebinden o gün söyleyeceği nutuk çıkmıştı. Nutukta İshak Peygamberin bir sözü bulunuyordu. “Yol uzun, yük ağırdır. Bu yükle, bu yola kat­lanamazsınız. Yüklerden kurtulunuz.”
Hz. Ömer’in misafiri geldiğinde, devletin mu­munu söndürerek, cebindeki mumu yakmasındaki sonsuz ince­liği idrak edemeyenler hem kendilerini, hem ailelerini, hem de toplumlarını felâkete sürüklerler. 
Birtakım küçük hesaplar uğruna, sürekli inançlarından taviz verenler, er geç o toplumun tokadını yemeye mahkûmdurlar. Bir inancın sahibi olmak, kolay iş de­ğildir.