Merviş

Merviş
@Mervedemirbas
Ben atlara ve uzaklara hayrandım..
Gam diyârında ecel peyki güzâr etmez mana Yok sanur varum meger kim i'tibar etmez mana Yâr cevr etmez mana ağyâr ta 'lîm etmeden Billâh ağyâr etdügi ihsanı yâr etmez mana Dağıdur her lâhza raht-ı âyşumı ahum yeli Hansı nâ-hak zulmdür kim rûzigâr etmez mana Aşk zevkiyle hoşem terk-i nasihat kıl refîk Men ki tiryâki-mizâcem zehr kâr etmez mana Çarhdan aşurmadan yadunla âh-ı âteşin Kadr edüb gerdûn şererden zer nisâr etmez mana Nakd-i cân târâc-ı gamdan saklamak düşvârdur Işk tâ seng-i melâmetden hisâr etmez mana Yâd-ı lâ'lünle Fuzûlî gözleyüb râh-ı 'adem Vâr bir tedbiri amma âşikâr etmez mana
Merviş
youtu.be/Faulks1JQh0
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Azize Anne anlatmıştı, bir gün beş arkadaşıyla beraber o zamanlar Hacıbayram’da oturan bir veli hanımı ziyarete gider­ler. Otururlar, hâl hatır sorulur, sohbetler edilir, biraz sonra öğle ezanı okunur. Efendim derler bize müsaade, ev sahibi hanım, katiyen olmaz der, önce namazımızı kılacağız, sonra Allah ne verdiyse beraber yiyeceğiz. Öyle ısrarla söyler ki; Azize Anne ve arkadaşları teklifi kabul etmek zorunda kalırlar. Önce cemaat halinde namaz kılınır, sonra yüz yaşındaki ev sahibi hanım Azize Hanım’a dönerek; kızım mutfağa gir, biraz ekmek ve turşu var, onları getir, burada beraber yiyelim. Biraz sonra sofra kurulur, sofrada yalnız bir parça kuru ekmek ve bir kavanozun içinde yedi sekiz tane sivribiber turşusu vardır. Ev sahibi hanım buyurun arkadaşlar, bugünkü rızkımız bu, BesmeIe ile başla­yalım der. O kuru ekmek parçası küçük parçalara ayrılır, herkes bir parça ekmekle bir sivribiber turşusunu alır, yemeye başlar. O sırada kapı çalınır, bir delikanlının elinde büyükçe bir tepsi pilâv ve pilâvın üzerinde nar gibi kızarmış iki tavuk vardır. Ev sahi­bine dönerek, Teyzeciğim der, bunu size babam gönderdi, vilâyette uzun süredir çıkmayan bir işi varmış, usanmış, gidip gelmekten yorulmuş ve adak adamış. İnşallah bugün bu işim çıkar, ben de komşu büyük hanıma bir tepsi tavuklu pilâv gön­deririm demiş. İşte bu babamın adak pilâvı, size selâmları ve hürmetleri ile gönderdi. Yaşlı kadın gözleri dolu dolu Allah’a şükretmiş ve “Güzel Allah’ım, bu ne hikmetli iştir, önce misafirini gönderiyorsun, arkasından tavuklu pilâvını, sana sonsuz şü­kürler olsun” demiş, sonra beraberce neşe içinde paylaşmanın güzelliğini duya duya tavuklu pilâvı yemişler.
Merviş
"Bu yaşanmış hikâye belki bazıları için basit, önemsiz olabilir ama ben öyle düşünmüyorum. Beni yıllardır düşündürüyor, ür­pertiyor ve o yüz yaşındaki veli hanımın, sizleri katiyen gön­dermem Allah ne verdiyse beraber yeriz sözlerinde varoluşun özünü, yaşamanın sırrını görüyorum. Verebilmek, sadece vere­bilmek, Allah rızası için verebilmek, hiçbir art niyet gözetmek­sizin, küçük hesaplardan uzak olarak en temiz duygularla vere­bilmek. Paylaşmaktaki o harikulâde güzelliği tadabilmek. İşte günümüzün sözüm ona çağdaş, ilerici, sözüm ona entel geçi­nen, aydın geçinenlerin bir türlü anlayamadığı, anlamak isteme­diği o harikulâde ince güzellik; verebilmek ve paylaşabilmek. Bu dünya yalnız bizim değil ki ve biz kalbimiz, kafamız Allah’la beraber olduğu sürece asla yalnız değiliz. Seviyoruz, seviliyo­ruz, güzelliğimiz bu yüzden. Ve biz sevdiğimiz kadar varoluyor, verdiğimiz, paylaştığımız kadar insanlaşıyor, güzelleşiyoruz."
Bu sitede doğru düzgün paylaşım yapmayan bazı kişilerin okur puanları ne hikmetse beşer onar yükselirken, paylaşım yapanlarınki azar azar uzun süre sonra yükseltiliyor. Neden?!
Adem YEŞİL isimli okura yanıt verildi
Merviş
Hüzünlü bir gerçek!
Buraya kalbinizi kuşatmaya geldiydik. Konuşmayı unuttuyduk,hâl diliyle söylediydik Dua okuduyduk, yağmur dilediydik. Kalbinizi kuşatmaya geldiydik. Hoşgeldiniz. Buyurun. İşte kalbim.
Edebiyat
Merviş
youtu.be/gbse-L9x9cg
Bir gün baksam ki gelmişsin. Bir güvercin gibi yorgun uzaklardan yâr. Gözlerinde bir bitmez, bir tükenmez güzellik, Saçlarında ilkbahar.
Merviş
youtu.be/aarwQj1a4RE