Hayatımda her şeyden ödün vererek herkesi mutlu etmeye çalıştığım bir evet döneminde arkadaşım tavsiyesi ile okumaya başladığım ve bir çok durumun karşısında aydınlandığım bir kitaptır. İnsan sosyal dışa dönük olduğu kadar iç dünyasında yaşayan bir varlıktır. İç ve dış dengeyi çok az insan aynı seviyede tutabilmektedir. Bu dengeyi sağlayamayan insanların çoğu kendine önem vermekten çok dış dünyaya önem verir asla iç sesini dinlemez ve ona bir soru sorulduğu vakit ya FARKETMEZ ya da EVET der içinden hayır demeyi istese bile. Peki bu insanın kendisine yaptığı kötülüklerden biri değil midir? Bu kitabı okurken kendimden çok fazla ödün verdiğimi fark ettim . İnsanlara yaranmak için, onları kaybetmemek için o kadar çok evetler biriktiriyoruz ki sonra onların içinde boğularak yaşıyoruz. Reddetmek birini üzmek midir ? Asla .Bu reddetme süreci benlik bilinci dahilinde ve karşı tarafı rencide etmeden yapılırsa iki taraf için de en doğru olanı seçmiş oluruz . Bir durumu yapmak istemediğimiz halde evet dersek yaparken yarım yamalak yaparız ve bu karşı tarafı da bizi de huzursuz eder. Çünkü kimse bizim hayır diyerek yapmadığımız durumlardan yargılamaz ama evet diyerek yapmadınız veya yetiştiremediğimiz durumlardan yargılar. Unutmayın bizler birer insanız ve insan her şeye yetişeyim derken kendine geç kalabilir. Hayır demeyi kitapta bahçedeki çitlere benzetmiş yazar . Sınırları belirlermiş oluruz hayır diyerek . Her insanın sınırı ayrı çizilir bunu unutmayın kime evet kime hayır diyeceğiniz ise sizin elinizde . Ama lütfen önce kendinize EVET diyin. Keyifli okunmalar . Hayır Diyebilme Sanatı