Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
TAŞLARIN İÇİNDEKİ
Bir annenin elindeki pazar çantası
Bilmezdim nasıl büker bir babanın belini
Yüzü gözü olmayan o şekilsiz korkular
Bilmezdim nasıl büker bir babanın belini
Çiçeklerin emzirdiği o küçük kanatlılar.
Kısmışım sesimi lambayı kısar gibi
İçine kapanık bir taşım şimdi,
Gözüm olsaydı eğer dünya nimetlerinde
Pekala bulurdum onları bir çöplükte,
Bir şey k i dilimin varmadığı
Kuşların çarpmadığı uçarken gökte-
Günler gelip geçti, hiç direnmedim
Suyu yıkayan Allah, sulayan ormanları
Öpüp başıma koyduğum gökyüzü kadar aziz
Bağışladı bana, suskun olmayı.
Herkes bir parçamı alıyor hatıra diye
Çöpçü çöpümü, dünya vaktimi ve ölüm beni
Ah ibrahim, ev m i yapılırmış bir köpüğün içine
Daga yaslanmayan şehirler gibi.
Durgun bir suyun söylemek istediği
Ne olabilir kederden başka?
Bir annenin bayramlarda öpülen eli
Ve açılan kapılar sevinç sokaklarına.
Bütün kuşlar ah kalbim, oturur avcılarda
Açık denizden içeri girmek gibi,
Kimim ben, kendimden uzaklarda
Bir yeniçerinin bugüne sarkmış hali.
Ill
Kapıya yakın otururdum eskiden
Özlem, şimdi-burada, senin bulunduğun yere yağan
yagmurun, o'nun bulundugu yere de yağması
konusundaki ikircikliligindir : "Keşke, burada, yanımda
olsa da, yağmur birlikte yağsa üzerimize - keşke,
orada, yagmur yağsa üzerine de, ıslanmasa ... "