Bazı kitaplar vardır, okurken kendimizden bir parça buluruz. Hatta bazen daha da ileri gider: "Bu kadarı da olmaz, bu kitap beni anlatıyor!" deriz. Tam olarak öyle bir kitap.
Uyuyunca geçiyor mu peki bütün dertler? Peki ya uyanınca? İçmek ya da uyumak çözüm mü kurtulmak için dertlerimizden?
Eseri okurken sayfa sayfa bekledim: İşte dedim, şimdi atacak üzerindeki ölü toprağını! Bir insanın içindeki közü aşk alevlendirmeyecek de ne alevlendirecek!
Aslında onunki ne tembellik ne de uyuşukluk, onunki Oblomovluk.Peki nedir bu Oblomovluk?
Oblomovluk, bilinçli bir atalet halidir. Bir uyuşukluk değil, aksine fazla uyanıklık ve her şeyin farkında olma halidir. Ancak tüm bu farkındalık nedeniyle ilerlemek istememenin getirdiği bir tükenmişliktir.
Kazananların kaybedenlerin çok olduğu bir savaş alanı olan hayatta Oblomov bir savaşçı değil seyircidir. Yaşama savaşına katılmadan bir kenarda durup zamanın geçmesini bekleyen biridir Oblomov.
Hayatımın seyrini etkileyecek bir karar döneminde okudum bu eseri. Ve hayatımın önemli kararlarından birine vesile oldu. Eminim son nefesimizi verirken yaptıklarımızın pişmanlığından ziyade yapamadığımız şeylerin üzüntüsüyle hayata gözlerimizi yumacağız. Ştoltz'un tabiriyle: Ziyan olacağız.
Uzun uzun sayfalar dolusu yazılmış ancak su gibi biten bir kitaptı. Unutmayın ya şimdi ya hiçbir zaman. Keyifli okumalar dilerim şimdiden vakit kaybetmeyin.
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,8bin okunma