Bazen ona bakıyor, bu sessiz başın güzel olmadığını, ağzının fazla büyük, burnunun fazla uzun, gözlerinin fazla hüzünlü olduğunu düşünüyordum. Sonra her gördüğü adamda yaptığı etkiye bakıyor, bu biçimler arasında kaynayan ateşin, acının etrafını tutuşturan bir tür alev, bir tür ışık olduğunu itiraf ediyordum.