Antik Yunan’da ‘kader’ denilerek anlatılmak istenen belki de bilinçdışı arzu, çatışma ve savunmalar ile beliren, kişinin bilinçli hallerini aşan, belirleyicilik taşıyan süreçlerdir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Arapçada “göz önünde olmayan, hazır bulunmayan, saklı” anlamlarına gelen “gayb” sözcüğünden türediği düşünülürse ölümün metafor olarak kayıp ve Türkçe karşılığı olan yitirilirmenin kullanılması, ölenin (ya da ölen kişinin hayatının) yok olmadığını, yalnızca bilinen ve/veya erişilebilir mekanların ötesine geçtiğini ima eder.
Kıskançlık, elinde olanı yitirmekten korkar; hasetse, kendi istediğinin bir başkasında olduğunu gördüğü için acı duyar… Hasetli kişi, haz ve memnuniyet görüntülerinden sıkıntı duyar. Ancak başkalarının sefaleti huzur verir ona. Bu yüzden, hasetli kişiyi tatmin etmeye yönelik her türlü çaba nafiledir.
Meme, iyi halinde, bütün anne iyiliğinin, tükenmez sabır ve cömertliğin ve aynı zamanda yaratıcılığın ilk örneğidir. Böyle fanteziler ve içgüdüsel ihtiyaçlarla zenginleşir içsel nesne; böylece umudun, güvenin ve iyiliğe inancın temeli olarak kalır.
Unutulduğu sanılan şeyler bile bir yerde bir şekilde duruyordur, sadece gömülmüş ve öznenin onlara ulaşması imkansızlaşmıştır. Aslında, bildiğimiz gibi, herhangi bir ruhsal yapının büsbütün silinip yok olabileceği çok kuşkuludur. Gizlenmiş olanı bütünüyle ışığa çıkarıp çıkaramayacağız sadece analiz tekniğine bağlıdır.