Merve KARLITEPE ÇETİNKAYA

Hakikat derdi olan, "yok" der, derdi olma­yan dert uydurur zaten.
Reklam
Yük olmayım derdi..
Millet öyle yapıyor, kefenlik falan alıp koyuyor kenara, öl­müşsün, daha ne gam? Yaşarken kimse koşmadı hizmetimize, ölünce bari azıcık hizmet etsinler. Onu da başkaları alıversin, onlar düşünsün.
Bir yalanı ne kadar çok kişiye, ne kadar sık anlatırsan o kadar kolay gerçeğe dönüşüyordu.
Beni, benimle aynı sınavlardan geçmemiş hiç kim­ senin asla anlayamayacağına uyandım.
Anlaşamadık. Anlaşamamak çok anlaşılır bir ne­dendi ayrılmak için ama kimseye bu kadar açıklama yeterli gelmiyordu. Daha geçerli sebepler istiyordu toplum bizden. Hiç değilse şiddetli bir geçimsizlik istiyordu. Oysa şiddetsiz, sessiz bir geçimsizlik de az şey değil ki. Aynı evi paylaşan, hiç konuşmadan, kavga etmeden, birbirine dokunmadan seneler geçiren insanların geçimi de geçimsizlik değil mi? Çiçeği ha bir günde koparıp atmışsın kökünden, ha yavaş yavaş solma­sına izin vermişsin.
Reklam