Mervenur Akman

Mervenur Akman
@MervenurAkmann
11 okur puanı
Kasım 2019 tarihinde katıldı
Bizler, İstiklal harbini birkaç kişinin eseri ve hüneri zanneden dar görüşlü zavallılar.. Ne çabuk unuttuk, Hindli, Afganlı, Cezayirli, Libyalı kahramanların Anadolu’da İslâm için İstiklalimiz için şehid düştüklerini !
Yarım asırdır devam eden ve son on yılda büyük bir hız kazanan Tanrısızlaştırma gayretlerinin, anlamsız ve başıboş bir köpek gibi ortalarda kalıvereceği, İslâmî otorite yokluğundan sersefil olmuş milyonlarca insanın kalbinde İslâm’ın birdenbire tutuşacağı, Durmadan kabartılan abartılan Marksist balonun bir tek darbeyle sonuna kadar söneceği, Her türlü materyalist gayretin ve çürümenin Allah’ın koyduğu kanunlarla sorguya çekileceği, sahiplerinin aynı kanunlarla uyuz köpekler gibi kamçılanacağı ve gide gide bütün Müslüman ülkelerde, baştan sona burcu burcu İslâm’ın kokacağı o müthiş güzel günün hasretiyle içimiz kavrulmuş, sabretmekteyiz. Sabırsa, Müslüman olmanın sorumluluklarını bilerek, gece gündüz çalışmak, uykuları kaçmak demektir.
Modern toplumlarda insan, hasta olmaya, doktor kontrolüne, ilaç kullanmaya istekli kılınmaktadır. Gazetelerin magazin sayfalarında tıp, şarlatanlıklarla ortaya serilip durmakta, bu sayfaların tiryakisi haline gelen insanlar her gün kendilerinde yeni yeni hastalıklar keşfetmektedirler. Ve böylece hastalık olmadığı halde sürü halinde hasta insanlar imal edilmektedir. Bunun çok tabii sonuçlarından biri olarak insanlar akın akın sihirli küçük maddeciklere saldırmaktadırlar: Yani ilaçlara. Almanlar “Drogensucht” diyorlar ilaç düşkünlüğüne. Sucht kelimesi bir düşkünlüğü, ibtilâyı, hatta bir putperestliği, tapınmayı anlatıyor. İlaç;batı insanın, giderek de doğu insanının bir putu haline geliyor.
İnsan dostlarıyla konuşmaya daldığı bir zamanda kendini yoklamalı ve sormalı: "Neden bahsediyoruz, bunların dünyaya veya âhirete bir yararı var mı?" O zaman firene basmalı. Hafifçe toslamak ve neşeli havayı dağıtmak pahasına.. Ve sözü bilerek, isteyerek yararlı bir mecraya akıtmalı. Bir ayet, bir hadis, bir ibâdet hatırlanmalı ve başkalarına da hatırlatmalı. Ta ki zaman öldürmek yerine zamanı diriltmek, onu en olumlu biçimde kullanmak bir alışkanlık haline gelsin. Büyüklerin birçok nasihatlerinde şöyle yer alır: -Diline hâkim ol. -Mâlâya’ni konuşma. -Su-i zanda bulunma. Çenesizlik ve su-i zan şeytanın insana duhulünden bir kapıdır. Çaresi az konuşmak, hüsn-i zanda bulunmaktır. -Laf götürme, sende kalsın. -Başkalarının ayıbını araştırma, öğrenir başkalarına da dersin.
Efendiler! İlmihal okuyun. Evlerinizi müslümanlığın öğrenildiği, konuşulduğu ve yaşandığı müslümanhaneler haline getirin. Bu akşam evinize dönünce etrafınıza müslüman gözüyle bir bakın, acaba İslâm’a aykırı neler var? Eşyalarınıza, eşinizin, çoluk çocuğunuzun kılığına kıyafetine, eline yüzüne, ağızlarından çıkana, oturup kalkmalarına bir nazar edin. Bakın düzeltilecek ne çok şey var. Ama ilkin öğrenmek gerek düzeltmek için. Okuma yazma öğrendiniz, liseler, üniversiteler bitirdiniz, kendinizi allâme bilirsiniz ama belki müslümanca taharetlenmeden bile haberiniz yok. Kendinizi ve evinizi tepede tırnağa İslâm’a göre yeniden tertip etmediğiniz sürece, İslâm tek millettir, diye düşünmenin anlamı kalmaz.