Mervenur

Mervenur
@Mervenurhanim
Fazla mı uçtuk Alaaddin?
Eski devirlerin insanları için geceler, bir nevî muhasebe ve nefis kontrolü zamânıydı. Onlar, Münker ve Nekir'e cevap vermek için ölümü beklemezler, bu yüzden, suâli soran da kendileri, cevabı veren de gene kendileri olurdu. Hatâları ve sevapları için fetvâyı başkalarından değil, kendi kendilerinden almak zorunda olduklarını bilirlerdi.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İkbal'e göre garbın büyük hatâsı, aşkı bilmemesi, onu bizzat kendi kendinde arayacağı yerde, uzaklarda, tabîatın gûnagûn görünüşleri içinde bulmaya çalışmasıdır. Batı'da hâkim olan ilimdir. Halbuki ilim, ilâhî aslından ayrıldığı takdirde sevgiye yabancı olur. Bu sûretle de şeytânî bir kuvvet hâline gelir. Mevlânâ der ki: "Secde etmekten baş çeviren İblis, sâdece ilim sâhibi idi. Aşk ehli değildi. Onun için Adem' de tecellî eden ilâhî nefesi göremedi ve Allâh'ın insana bunca azîm bir mertebe verdiğini anlamadı." Eğer ilim aşk ile yan yana yürürse nûrânî olur, yoksa şeytânîlikten kurtulamaz ve kurtulamadığı için de etrafını kana ve ateşe boğar. Dünyanın bugünkü manzarası bunun canlı misâlidir.
Şark'ın ilim ve hikmet kervanı içinde İkbal'in bilhassa kulak verdiği sistem sâhibi büyük hakîm, Mevlânâ Celaleddîn-i Rûmîdir. Mevlânâ, âlem halkının hâriçte aradığı gerçeği, insan oğlunun kendi içinde bulacağını söylüyordu.
Zîra yirminci asır garp dünyası, zihnî faaliyetlerinin kontrolsüz ve azgın gücü ile, rûhî faaliyet zemînine söz ve hayat hakkı bırakmamıştır. Böylece de, kendi kendisini tanımak imkânlarından mahrum bırakılmış beşeriyet, fikir ve ruh âhenksizliğinden doğan bir anlaşmazlık içinde bocalamakta ve dizginleyemediği egoizminin elinde yıprana yıprana kemirilmektedir.
Müslüman, itikadı uğruna seve seve canını feda edebilir !